.
|
Frederick
B. Artz
Orta Çağların Tini
Tarihsel Bir Gözlem
İS 200-1500
Birinci
baskı 199
The
Mind of the Middle Ages
A Historical Survey A.D. 200-1500
1980
Çeviren:
Aziz Yardımlı
ISBN: 975 397 033 1
13.5 X 21.5 cm 420 sayfa
|
|

FREDERICK ARTZ
Orta Çağların Tini
AZİZ YARDIMLI
“Resmi yapılacak iki şey
vardır,” diye yazıyordu Leonardo da Vinci, yüzyıllar önce modern Avrupa
insanı düşünceye uyanırken: “insan ve onun bakış açısı. Birincisi
kolaydır; ikincisi olanaksıza yaklaşır.” Frederick Artz’ın çalışması Leonardo’nun
olanaksızının üzerine saldırır, büyük ustanın hiç de ustası olmadığı biricik
sorunun gerçekte en vazgeçilmez kaygı olduğunu göstermeye çabalar: Yalnızca
insanın değil, ama insanlığın bakış açısının bir tablosunu üretmek. Görev
en güç olanıdır. Yalnızca yalıtılmış ve dinamiğini yitirmiş bilinç biçimlerini
çözümlemek değil, ama dünya tarihine, onun zaman ve uzayına dökülen Tinin
görüngülerinin anlamını yakalamak. Bir Oluş sürecini kavramak. Görev de
eşit ölçüde Oluş sürecindedir. Yalnızca bakmayı değil, ama usun ve istencin
ve duyuncun gözleriyle bakmayı gerektirir. Tablonun renkleri düşünceler
ve tutkular, ve fırçası eytişimin tılsımı olmalıdır—eleştirel kavrayış
ve duyuş yetisi. Ama Avrupa’nın Orta Çağlarını yorumlama görevi o denli
de melankoliktir, çünkü gereç Yunan ve Roma uygarlıklarının paha biçilmez
kalıtını çürüten, onlardaki incelik ve güzellik tinini, bilim ve felsefe
değerlerini algılamayan bir barbarlık kütlesidir. Avrupa’nın Orta Çağları
Musa’nın yetkeci, cezalandırıcı, yeryüzünü bir korku sisine bürüyen Tanrısının
özgür ve çocuksu Helenik tin üzerindeki öç alanı olarak görünür. Kendini
yaratma sürecini durduran, aslında geriye yürüyüşünü başlatan bir insanlığın
yaşadığı karanlık bir korkunun zamanıdır, bir alev gibi göğe yükselen kısa
süreli Arap girişimine karşın, tarihi hiç de gereksinmediği bir sapmaya
sürükleyen bir boyun eğme dönemidir. Orta Çağlar tüm boşinancı ile ve tüm
sağduyu yoksunluğu ile, Özgür Düşünceden, Usun kendisinden korkusu ile
modern Avrupa uygarlığının, en sonunda Batı (Protestan/Germanik) nihilizminin
asıl temellerinin aranacağı karanlık bölgedir. İnsanlığın dinsel ve ulusal
kamplara parçalanışının mayalandığı, kozmopolitan kardeşlik tinini yeryüzünden
silip yokeden evrensel düşmanlık duygusunun doğduğu tarih dilimidir. Yeryüzünün
soğumaya başladığı, gökyüzünde bir sığınağın arandığı zamandır. O us tutulması,
o yürek tutulması Çağlarında neyin unutulduğunu ve unutturulduğunu hiçbirşey
Goethe’nin sözlerinden daha iyi anlatamaz: “Ulusların üstünde insanlık
vardır.”
|
|