| .

Alexandre Koyre
Kapalı Dünyadan Sonsuz Evrene
Birinci baskı 1998
From the Closed World
to the Infinite Universe
1957
Çeviren: Aziz Yardımlı
ISBN: 975
397 070 6
13.5 X 21.5 cm 244 sayfa
|
|
.
A. KOYRÈ
Kapalı Dünyadan
Sonsuz Evrene
AZİZ YARDIMLI
Ne denli değerli, ne denli güzel
olursa olsun, hiçbir düşünce çağın tinine karşı, halkın eğilimlerine karşı
başarılı olamaz. Ne denli gerçek olursa olun, hiçbir bilimsel düşünce modern
akademizmin irrasyonalizmini yerinden söküp atamaz. Gene de düşüncenin
doğası özgürlüktür, ve irrasyonalizm ne denli yaygın ve güçlü ve zorlu
olursa olsun, Us idealizmini terketmez, usdışını yenme amacından vazgeçmez.
Üstün geleceğinden hiçbir kuşkusu yoktur.
Alexandre Koyré usdışı Batı
akademizmine karşı, görgücü pozitivizme karşı usun kavgasını verdi. Gerçekte
yabancı bir ekin adına, bir özgür ussallık ekini adına, kendi ekinine,
modern Batı Uygarlığına karşı çıktı. Düşkırıklığı söz konusu bile değildi.
Tersine, bir felsefeci olarak, irrasyonalizmin, nihilizmin, sadizmin Batı
uygarlığının tüm dokularını, tüm kurumsallıklarını nasıl ele geçirdiğini
çok iyi biliyordu.
Koyré sıradan bilincin pozitivist/popüler
‘bilim’ anlayışını ciddiye almadı. Ona göre—ve tüm felsefeye göre—bilim
a priori üretilir. Tıpkı Galileo’nun, Kepler’in, Maxwell’in yaptıkları
gibi. Evren ona ancak onda kendi kendisini bulmak için yaklaşan usa yanıt
verir. Ancak onda bir kavramlar ve yasalar dizgesi, bir kozmoz, düzenli,
ussal, bilinebilir bir yapı bulmak için yaklaşan bilimciye gizlerini açar.
Bilimsel usun nesnesi—evren—kuramsız, mantıksız, usdışı bir olgular yığını,
kavramsal belirlenimden soyutlanmış bir görüngü öbekleşmesi değildir. Tersine,
olgu, görüngü kavram tarafından belirlenir, ve kurama uyar. Bu yüzdendir
ki olgunun (deney ve gözlemin) kuramı doğrulaması yalnızca dışsaldır. Bu
yüzdendir ki doğru kuramı, doğru mantığı onun tarafından belirlenen olgunun
çürütmesi söz konusu değildir. Tersine, olguyu olgu yapan şey ondaki mantıksal
belirlenimdir. Gözlem ve deney hiçbir kuram üretmez, evren yasaları gökyüzünde
teleskopla okunmaz. Ancak herşey olup bittikten sonra kuramı kitaptan okuyan
fizikçi bilimin de aynı a posteriori okuma yoluyla kazanıldığı, “duyusal”
dediği gözlem ve deneyden türetiliverdiği yanılgısına düşer.
Alexandre Koyré bu çalışmasında
modern kozmolojinin, bu en yalın doğa biliminin ilkin Katolik ve ardından
Protestan korku ortamında nasıl acılı bir doğum yaşadığını, nasıl özürlü
doğduğunu gösterir. Newtonculuk tarafından sakatlanışından sonra, pragmatik
fizik bugün de Hıristiyan Batı uygarlığının usdışı bütününe ait eşit ölçüde
usdışı bir bileşendir. Bilimsellik ve gerçeklik en son, ama en son kaygısıdır.
Bir evrensel açgözlülük, evrensel türesizlik, evrensel sadizm düzeni ile
uyum içinde, başlıca işlevi kapitalizmin ve militarizmin dürtüsel amaçlarına
hizmet etmektir. Dolarların ve misillerin, bankaların ve uçak gemilerinin,
denetlenen iletişimin ve sadistik eğlencenin terimlerinde varolan ve işleyen
totaliter bir uygarlığın parçasıdır. Ve parça bütüne uymalıdır.
Kendini böyle bir çarpıklığa
uyarlayan bir fizik elbette kuramsal olarak da usdışının alanındadır. Modern
pragmatik fiziğin uzay ve zaman ve özdek ve kuvvetin doğası konusunda anlayabildiği
şey henüz yuvarlak bir sıfırdır. Bütün bir yüzyılı aldatan en son iki kuram
(görecilik kuramı ve belirlenimsizci nice kuramı) mitolojik değerden bile
yoksundurlar. Bir mitin bile mantığı vardır. O iki modern kuramda ise ‘kuram’
kavramının kendisi, Logosun kendisi çiğnenir. Ve böyle usdışı ‘kuramlar’
aracılığıyla bundan sonra da özsel olarak ussal olan evren üzerine hiçbirşey
bilinemeyecektir. Bilinemezcilik tutarlılığını bilgisizliği ile perçinlemeyi
sürdürecektir.
Hiç kuşkusuz, en ince görgül
yöntem bile sonludur, ve görgül bilgi bireysel olanın, sonlunun bilgisidir.
Oysa bilim evrenselin bilgisidir, ve bilimsel düşüncenin konusu olan kavramların
tümü de eytişimsel doğaları gereği sonsuzdur. Ne uzay ve zaman, ne de atom
ve kuvvet duyusal-görgül yöntemlere boyun eğecek denli aptal değildirler.
Sonsuz büyüklük ve sonsuz küçüklük insan duyularının, insan gözleminin,
mikroskopların, izgeölçerlerin, teleskopların vb. ötesindedir. Sonsuzluk
yalnızca ve yalnızca eytişimsel düşüncenin kavrayışına açıktır. vAma modern
fizik Atomun ‘fotoğrafları’nı çeker, bir Kavramın duyusal tasarımını sergilemeyi
başarır. Modern fizik atomun sonsuza bölünmesini durdurur, uzayın ve zamanın
sınırlarını saptar, sonsuzu her iki yönününde de çitlerle sınırlayıp başından
atmayı başarır. Modern fizik parodi ile, komedi ile, ve bir parça da gizemcilik
ile işler. Parçacık ivmelendiriciler biraz da Tao’dan yardım alırlar.
Alexandre Koyré modern Batı
bilimciliğini teslim alan bu irrasyonalizmin köklerinin Newton’un pozitivizminden,
“matematiksel felsefe”sinden beslendiğini gösterir. Newton’a göre evrensel
yerçekimi diye birşey yoktur. Ay Yeryüzü tarafından çekilmez, gezegenler
Güneş tarafından çekilmez, hiçbir cisim hiçbir cismi çekmez ve itmez. Yerçekimi
kuvveti özdeğin özü, özdeğin kendindesi değildir. Yerçekimi Newton’un Hermetik
Yerçekimi Tanrısının boş uzayda işleyen istencidir. Evren yasal olarak
belirli bir kozmoz değil, ama usdışı, belirlenimsiz bir kaostur, ve görünürdeki
düzen ancak bir Yerçekimi Tanrısının keyfi dilekleriyle sürebilir. Bu Newton’un
nedensellikten yoksun evren ‘dizgesi’dir. Ve böyle bir evren tablosu elbette
büyücülük tarafından, elbette gizemcilik tarafından, elbette bilinemezcilik
tarafından desteklenir. Ve elbette tam olarak irrasyonalist pozitivizmin
sezgilerine doyum vericidir.
|
|