COPLESTON
FELSEFE TARİHİ
ÇAĞDAŞ FELSEFE
CİLT 6BÖLÜM 2
Frederick Copleston
Kant
(1960)
birinci baskı 1988,
ikinci baskı 1996
Çeviren: Aziz Yardımlı
ISBN: 975 397 002 1
11.5 X 19 cm 272 sayfa
|
|

COPLESTON FELSEFE TARİHİ
Kant
ÇAĞDAŞ FELSEFE
CİLT 6 BÖLÜM 2
-
AZİZ YARDIMLI
Kant insan düşüncelerini insan beyninin bilgiye yeteneksiz uydurmaları olarak
görür ve onlara ‘kendinde-şey’ dediği nesnel gerçekliğe erişme işlevini
saltık olarak yadsır. Bu bilmeme sevgisi kuşkucu ruh yapısına ilk bakışta
ne denli sağgörülü ve uyanık görünürse görünsün, özünde Kant’ın felsefesinin
en ilgisiz, en değersiz, giderek saf felsefi ilgi için daha işin başında
yıkıcı yanıdır. Bu tutum kendini herhangi bir uslamlama düzleminde değil,
ama ancak kişisel bir güvensizlik, dünyaya kuşkuyla bakan bir öznellik
zemininde aklayabilir. Ya da, insanı değersizleştiren, insanı bilgisizliğe
yazgılayan, bilmenin kendisini kendinde bir bilinçsizlik sayan bu tutum
bilgelik sevgisinin ancak karşıtı olabilir. Onun kuşkuculuğu yalnızca felsefeyi
değil, ama akladığını sandığı doğal bilimi de olanaksız sayıyor, çünkü
ona bile ancak öznel görüngüler düzeyinde izin veriyordu. Hegel Alman felsefeciliğinin
açılışını yapan Kant’ın kuşkuculuğuna göre insana saman ve küspe önerilmelidir
diyordu. —Eğer gene de
—Hiç kuşkusuz, tüm kuşkuculuğuna karşın
Kant kavramları arı olmayan uzay/zaman bağlamının ötesinde, gerçekten arı
mantıksal doğalarında inceleyebilirdi. Ama kuramsal düşünceye koşulsuz
özgürlük hakkını tanımak yerine, erken vargılarının büyüsüne kapılarak
düşünceyi kişisel önyargılarının kalıbına zorladı, tutarlılık ve dizgeselliği,
arı usun birliğini bu dışsallıklar zemininde aradı. Bu yüzden ancak grotesk
bir “dizge” üretebildi. Gene de, Kant’ın felsefesinin önemi ve değeri Avrupa’da
onun katkısına bile gereksinebilen felsefeciliğin düzeyi tarafından belirlenir.
Ve felsefeye onun yoluyla ulaşan Alman idealistlerinin ona olan derin borçları
yoluyla da olsa, yadsıdığına ve çürüttüğüne inandığı o tarihsel felsefe
geleneğine, idealist tine bağlanır.
|
|