COPLESTON
FELSEFE TARİHİ
ÇAĞDAŞ FELSEFE
CİLT 6 BÖLÜM 11
Frederick Copleston
Aydınlanma
(1963)
Birinci baskı 1989,
ikinci baskı 1996
Çeviren:
Aziz Yardımlı
ISBN: 975 397 005 6
11.5 X 19 cm, 216 sayfa |
|

COPLESTON FELSEFE TARİHİ
Aydınlanma
ÇAĞDAŞ FELSEFE
CİLT 6 BÖLÜM 1
AZİZ YARDIMLI
Aydınlanma ancak yaygın ve boğucu bir
Boşinanç yaratabilen, daha doğrusu İnancı Boşinanca döndürebilen bir ekinsel
iklimde doğabilirdi—inancını dünyasal putlardan gökyüzüne yükselten ve
içinde duyuncun ussallığını olgunlaştırmakta olan bir süreçte değil. Bu
yüzden Aydınlanma tipik bir Avrupa fenomenidir, çünkü tıpkı karşısavı olduğu
Boşinanç gibi henüz yüreğin duyarlığından yoksun olan Aydınlanma da usun
eşit ölçüde duyunçsuz belirişidir. Avrupa tarihte aralarında din ve felsefe
de olmak üzere tüm birincil ekinsel bileşenlerini dışardan, eski uygarlık
birikimlerinden ödünç alan başlıca ekin alanıdır. Ama tarihte kestirmelerin
olanaksızlığı ölçüsünde, daha açık olarak, düşünce evrelerinin analitik
bir gökten iniyor olmamaları, tersine, halkların bilincinde kendi eytişimi
ile evrimlenen bir süreci anlatıyor olmaları ölçüsünde, Doğunun ekinsel
bütünü özümsenmekten çok bu yeni ekinin kategorilerine indirgenecek, Avrupa
bilinci ona yabancı bir ekinsel töze doğal olarak yalnızca henüz yetenekli
olduğu kategorileri yansıtacaktı. Avrupa’da ödünç İnanç boş-inanca, ve
eşit ölçüde ödünç Felsefe de boş-felsefeye dönüşmüş, her iki alanda da
duyusal ilke doğal vargısına götürmüştür. Boşinanç henüz duyulurun/dünyasalın
üstüne, yüreğin arı tinselliğine, tanrısal gerçekliğin sezgisine yükselememiş
hilekarlıktır. Bu tuhaf inanç bu yüzden öte dünyanın değil ama tersine
duyulur dünyanın, bu dünyanın bir sorunudur, ve tam bu özdekçiliği nedeniyle
İnancın en kaba ve en yabanıl tinidir—engisizyon, haçlı seferleri, cennetin
satılması vb. —Böyle bir karanlık bilincin aydınlıktan ve aydınlanmaktan
başka birşeye gereksinimi olmadığı açıktır. Aydınlanma boşinanca karşıdır.
Aydınlanmanın erdem, değer, ve derinliğinin ölçüsünü saptayan budur. Ve
Aydınlanma bir yalancı inançtan eşit ölçüde yalancı bir başkasına düşer,
düşünsel saflığı onu kaba özdekçilikten başka bir yere götüremez. Onun
için artık herşey özdektir. Açıktır ki Aydınlanma da tepkisi olduğu aynı
düşünce ikliminin ürünüdür, ve felsefeyi özdekçiliğe ve politikayı teröre
indirgemesi salt mantıksal zayıflığına ve duyunç yoksunluğuna bağlıdır.
Boş-inanca karşı eşit ölçüde boş-usun belirişi olarak Hıristiyan Avrupa’ya
özgü bu geç fenomen Avrupa’nın dinsel bilinçaltını rahatlatır ve bu düzeye
dek doğa bilimlerinin gelişmesi ile, modern toplumsal bilincin doğuşu ile,
ve modern felsefe ile ilgisi bütünüyle dışsaldır.
|
|