|
İzlenimcilik
Akıma
bağlı olan üyeler hiçbir zaman ortak ilkelere göre davranma
gibi bir yolu seçmediler. Belki de ortak durdukları tek nokta
görsel gerçekliğin kıpılarını arı renk kullanarak
nesnel bir biçimde ortaya çıkarmayı hedefliyor olmalarıydı.
Resimlerinde bir sahnenin, bir görünümün ya da bir duygunun
genel tonunu ya da izlenimi vermeyi amaçlıyorlardı. Bu anlamda
resimleri daha önceki Romantiklerin ve Realistlerin güçlü,
dolaysız yapılarından ayrı duruyordu.
TIKLAYIN
Johann
Sebastian Bach
Bach
ailesi o dönemde müziği kendine geleneksel bir uğraş yapmış olan
çok sayıda aileden biriydi. Ailenin üyeleri genellikle yaşamlarını
kent müzisyenliği ve orgçuluk gibi işlerle dolduruyorlardı
ve bunların arasında Johann Sebastian’ın babası Johann Ambrosius’un
kuzenleri Johann Michael ve Johann Christoph (aile adlandırma
konusunda oldukça tutucuydu!) dönemlerinin ün kazanmış müzisyenleriydiler.
TIKLAYIN
Schiller
Goethe’ye Karşı
Şair,
küçük yeniden-Yaratıcı, aynı zamanda insanlarını kendi imgesinde
yaratmasında da sevgili Tanrıyı andırır. Böylece, eğer Karl
Moor ve Markis Posa bütünüyle Schiller’in kendisiyseler,
Goethe de kendi Werther’i, Wilhelm Meister’i ve Faust’u
ile eşittir ve onlarda Goethe’nin tininin evreleri incelenebilir.
Schiller bütünüyle tarih içersine dalarken, insanlığın toplumsal
ilerlemesinden coşku duyarak dünya tarihinin şarkısını söylerken,
Goethe de giderek daha fazla bireysel duygular içersine,
ya da sanata ya da doğaya gömülür. Kamutanrıcı Goethe her
zaman ana incelemesi olarak doğa tarihi ile uğraşmak zorundaydı,
ve araştırmasının sonuçlarını bize yalnızca şiirde değil
ama aynı zamanda bilimsel çalışmalarda da verdi.
TAM
METİN
Adolphe-William
Bouguereau
 "Her
gün stüdyoma sevinçle dopdolu giderim; akşam karanlık nedeniyle
durmam gerektiğinde, neredeyse sabahın gelişini bekleyemem.
Çalışmam yalnızca bir haz değil, ama bir zorunluk oldu. Yaşamımda
başka ne denli şeyim olursa olsun, eğer kendimi sevgili resmime
veremezsem, sefil olurum."
"İnsan
Güzellik ve Gerçekliği aramalı, bayım! Her zaman öğrencilerime
dediğim gibi bitimine dek çalışmalısınız. Yalnızca bir tür
resim var. Göze eksiksizlik sunan resim, Titian ve Veronese'e
de bulduğunuz güzel ve lekesiz türden işleme."
TIKLAYIN
Ön-Rafaelit
Kardeşlik
Ön-Rafaelit
Kardeşlik (Pre-Raphaelite Brotherhood) 1848’de bir
küme İngiliz ressamı ve düşünürü tarafından kuruldu. Kurucular
o zamanlar üçü de Royal Academy’de okuyan yirmi yaşındaki
Dante Gabriel Rossetti, ondokuz yaşındaki John Everett Millais
ve yirmibir yaşındaki Holman Hunt’tu. Üçü de zamanın Victorian
özdekçiliğine ve kendi okulları, o günün egemen sanat okulu
Londra’daki Royal Academy’nin bayat ve katı olarak nitelendirdikleri
geleneklerine karşı çıkıyordu. Etkilendikleri sanatçılar
Rafael’in kendisi ve onu önceleyen geç Rönesans ressamlarıydı.
TIKLAYIN
John
William Waterhouse
Waterhouse
resimlerinde öykülediği konuların en çarpıcı kıpılarını
yakalamada başarılıydı ve bundaki ustalığı ile izleyici
üzerinde güçlü bir etki bırakıyordu. Çizdiği konular tarihsel,
mitolojik ve yazınsaldı, ve resimlerinde kendi üretken imgelemini
başarıyla kullanmasının yanısıra özgün öyküye bağlılığından
da hiçbir zaman vazgeçmezdi. TIKLAYIN
|
 |
Alma-Tadema
Lawrence
Alma-Tadema'nın resimlerinin çoğu farklı bir bakış açısından
klasisizme anlatım verir. Ortam genelde Mısır, Yunan ve Roma
dünyalarıdır. Sokakları, balkonları dolduran insanlar ise
daha çok Victorian dönemin İngilizeridir. Onu klasik öncüllerinden
ayıran en önemli nokta seçtiği konularının dinsel ya da mitolojik
olmayışıdır. Sanatçı bağlı kaldığı klasik tini insanların
gündelik yaşamlarına yansıtır, onun soylululuğunu ve dinginliğini
sokaklarda, parklarda gezen insanlara yükler. TIKLAYIN
Pierre
Auguste Renoir
RRenoir'ın
özellikle kendisi gibi zorlu ve parasız bir gençlik geçiren
Monet ile ilişkisi yakındı. Birlikte "İzlenimciliğin resmi
doğum yeri" olarak bilinen Seine Irmağı kıyısında ressam
sehpalarını kurdular. İkisi de aynı fırça darbelerini ve
aynı arı renkleri kullanıyorlardı. Resimleri o denli benziyordu
ki kırk yıl sonra bu dönemin resimlerine baktıklarında Monet
hangisinin kendisine ait olduğunu çıkaramayacaktı. Renoir
bu dönemde arkadaşının ışığı kullanma biçiminden etkilenmişti,
ancak genelde doğa resimleri çizmeyi seven Monet'nin yanıda
kendisi insan betilerini doğru kayıyordu. TIKLAYIN
Çirkinin
‘Sanat’ı -
Pablo Picasso
GELİŞTİRİLDİ
Picasso
yalnız başına gerektiği gibi anlaşılmaz. Onu kötü çizimler
yapan, Güzellik ile arası iyi olmayan, giderek Güzellikten
nefret eden bir ‘sanatçı’ olarak görüp geçip gidebiliriz.
Ama eğer çalışmasını örneğin çağdaş müzik denilen benzer
çirkinliklerin yanına koyarsak, eğer ‘non-Euclidean’ denilen
sözde geometrinin yanına koyarsak, eğer Einstein’ın usdışı
görecilik kuramının yanına koyarsak, eğer Wittgenstein ya
da Sartre ya da Russell gibi irrasyonalistlerin sabuklamalarının
yanına koyarsak, davranışçılığın, fizikselci dilbilimin
vb. yanına koyarsak, önümüzde belli bir anlamı, ve belli
bir anlamsızlığı olan bütünsel bir tablo şekillenmeye başlar.
... (A.Y.) TIKLAYIN
Cemal
Reşit Rey
1904
yılında doğan Cemal Reşit Rey ilk bestesini sekiz yaşında
yaptı. Öğrencilik yıllarındaki ilk besteleri Fransız halk
şarkıları olan Cemal Reşit Rey daha sonra Türk halk şarkılarını
armonize etmeye girişti. İleride kontrpuan
uygulayımına yöneldi ve ‘gizemli’ diye tanımlanan besteler
yaptı. En son döneminde ise Türk makamlarını kullanarak
büyük orkestralar için senfonik şiirler yazdı.
TIKLAYIN
Goethe
250 Yaşında
Lessing,
Hamann, Herder, Novalis, Hölderlin, Schlegel kardeşler, Tieck, Brentano,
Grimm kardeşler, Schelling, Fichte, Hegel, Beethoven, Schumann, Schubert,
Mendelssohn ..., salt böyle adların sıralanması bile Goethe ve Schiller’in
erken yapıtlarında anlatımını bulan Romantik tinin yaratıcılık savını doğrulamak
için yeterli olmalıdır. Bu tin Batı uygarlığı dediğimiz özdekçilik, açgözlülük
ve saldırganlık tininin, insan varoluşunu insanın olumsuz kategorilerinin
koşullarına indirgeyen nihilizmin dışındadır. Duyunçsuz olanın, çirkin,
sefil, ikiyüzlü, değersiz, bayağı olanın betimlemesinde tükenen can sıkıcı
modern Fransız ve İngiliz yazını ile karşıtlık içinde, Alman Romantik sanatı
insan doğasının arı, duru, güzel yanına sarılır. Bu yanıyla, ve Goethe’nin
kendisinin anlatımıyla, bireysel ulusların üzerinde duran Evrensel İnsanlığa
seslenir .... TIKLAYIN
Vivaldi
Sayfaları
Antonio
Lucio Vivaldi, barok çağın en büyük kemancı ve bestecilerinden
biri, 4 Mart 1678'de Venedik'te doğdu. Babası St. Mark kilisesinin
orkestrasında çalan usta bir kemancıydı. Antonio henüz kendi
yapıtlarıyla ün kazanmadan önce babasıyla birlikte ikili
keman konserleri verdi ve bu konserler tanınmasında büyük
ölçüde etkili oldular. TIKLAYIN
|