.
Arnstadt
(1703-1707)

Arnstadt kenti Bach için oldukça önemlidir çünkü
bestecinin ilk ciddi mesleğine girdiği yer burasıdır.
 |
|
Arnstadt’taki
Neue Kirche (Yeni Kilise). Bach’ın Arnstadt kasabasının
bu kilisesinde orgçuluk görevi onun ilk ciddi müzisyenlik göreviydi.
|
1703’ün Ağustos ayında Bach, Arnstadt’ın üçüncü kilisesi
olan ve içinde o zaman yeni yaptýrýlmýþ oldukça
iyi bir org bulunan Neue Kirche’de çalışmaya başladı. Bach’ın
bu kiliseden aldığı paraya bakılırsa o zamanlar iyi bir orgçu olarak
kabul edildiğini anlayabiliriz çünkü ondan sonra 1707 yılında onun yerini
alan kuzeni Johann Ernst onun yarısı kadar para alıyordu.
Bach için oldukça parlak başlayan Arnstadt yaşamı
daha sonraları kötüleşmeye başladı. Çalıştığı kilisede çok değerli bir
org bulunması orglara karşı büyük bir tutkusu olan Bach'ın bunun başında
çok fazla zaman geçirmesine neden oluyordu. Ayrıca kilisenin okul korosundaki
erkek çocuklarla ciddi bir çalışmayı reddetti, ve hemen hemen her zaman
birileriyle değişik nedenler yüzünden çatışma içindeydi. Bir keresinde
Geyersbach adlı fagotçuyla sürtüşmüş ve fagotçunun ona “hundsfott” (‘köpek
şeyi’) lakabını takmasının ardından Bach’ın ona “zippelfagottist” (‘keçi
fagotçu’) sözleriyle karşılık vermesi üzerine sokağın ortasında dövüşmüşlerdi.
Daha sonra 1705 yılında Bach, Lübeck’e gitmek için bir aylık
bir izin istemişti. Amacı orada bulunan kuzey Almanyalı büyük orgçu
Dietrich Buxtehude’un müziğini tanımaktı. O yılın ekim ayında Bach
 |
|
Abendmusiken
(akşam müziği). Lübeck’te o zamanlar büyük olasılıkla kente gelmiş
gezgin işadamlarına kenti daha çekici yapmak için Buxtehude adlı
orgçu tarafından düzenlenmiş bir etkinlik. Bach 1705 yılında Lübeck’e
geldiğinde bu konserlerden çok etkinlenmiş ve bir olasılık da
bunlara katılmıştı.
|
Lübeck’e kadar olan 300 kilometrelik yolu yürüdü.
Lübeck’te Dietrich Buxtehude’un Bach üzerinde çok büyük etkileri oldu.
Ve yalnızca orgçuluk konusunda değil; Buxtehude, aynı zamanda vokal
yapıtlarıyla da ün salmış bir besteciydi ve Abendmusiken (akşam
müzikleri) adıyla Marienkirche’de verdiği dinletiler kentin ekinsel
yaşamının çok önemli bir parçasıydı. Bach da oradaki giderlerini karşılama
amacıyla bu konserlerde yer almış olabilir.
Lübeck’in
Bach’a beklediğinden çok daha fazlasını vermiş olduğu Arnstadt’taki patronlarıyla
anlaştığı gibi Lübeck’te dört hafta kalmak yerine Ocak ayına kadar geri
dönmemesinden anlaşılır. Ne var ki Kilise yöneticileri bu olaya çok içerlediler.
Ayrıca Bach’ın Lübeck’te geliştirdiği yeni biçemi geri döndükten sonra
ayinler sırasında uygulaması buna hazırlıklı olmayan Kilise şarkıcılarını
şaşırttı. Bu biçem şarkı söylemelerini zorlaştırıyordu. Bütün bunların
üstüne bir de Bach dinsel vaazlar sırasında şarap mahzenlerine inmekle
ve Kilisede yabancı bir kadınla birlikte müzik yapmakla suçlanmaya başladı.
Bach’ın bu suçlamalara verdiği yanıtlar doyurucu olmamakla birlikte uzlaşmacı
da görülmediler. Ama işinden atılmaması işverenlerinin de tıpkı Bach’ın
kendisi gibi onun yeteneklerinin farkında olduklarını ve onu yitirmek istemediklerini
gösterir.
Ne
var ki tüm bu koşullar Bach’a artık kendisine yeni bir iş arama zamanının
geldiğini gösterdiler. Bu nedenle Bach, Mühlhausen kentinde bulduğu iş
için Arnstadt’taki işinden ayrılıp bir kez daha yollara düştü.
Mühlhausen
(1707-1708)
2 Aralık 1706 tarihinde Mühlhausen kentinin Blasiuskirche’sinin
orgçusu Johann Georg Ahle öldü. O sıralar Mühlhausen kendi düzeysizleşmekte
olan müzik yaşamını yeniden diriltme kaygısı içindeydi.
 |
|
Bach’ın
Mühlhausen kentinde çalıştığı Blasiuskirche (Blasius kilisesi).
|
24 Nisan 1707 tarihinde Bach burada bir org sınavından
geçerek göreve alındı. O yılın haziran ayında işe başlayan Bach için
işler bu kentte daha önce Arnstadt’ta olduğundan daha iyi gitti. Ayrıca
ölen amcasından kalan küçük bir miras sevgili kuzeni Maria Barbara Bach
ile evlenebilmesini de sağladı. Johann Sebastian ve Maria Barbara 17
Ekim 1707’de Dronheim kilisesinde evlendiler.
Mühlhausen’deki süre boyunca Bach vokal kilise müziğine
karşı yeni bir ilgi geliştirdi. Bunun kaynağı Lübeck’teki müzisyen Buxtehude’dan
gördüğü Abendmusiken’de yatıyor olabilir. Ayrıca Blasius kilisesinin
eski çalıştığı Arnstadt’taki Neue kilisesinden çok daha zengin bir vokal
müzik geleneğinin olması da etkili oldu. Kilisenin oldukça geniş bir
müzik arşivi vardı ve Bach bunların eşlemlerini çıkarmaya girişti. Bach
nota eşlemleme yoluyla başka bestecilerin yapıtlarını incelemiş ve bu
yolla besteciliğini çok büyük ölçüde geliştirmiş olabilir.
Bach’ın burada bestelediği kantataları oldukça başarılı
oldular. Giderek Gott ist mein König (Tanrı kralımdır, BWV 71) adlı kantatası
baskıya bile verildi. Bu o zamanlar için ve özellikle 22 yaşındaki bir
besteci durumunda çok büyük bir başarıydı (henüz zamanın ünlü bestecilerinden
ne Haendel’in ne de Teleman’ın hiçbir yapıtı basılmış değildi). Bu nedenle
bu kantatanın 4 Şubat 1708 yılındaki ilk seslendirilişi Bach için çok
önemli bir olay olmuş olmalıdır.
Yine de Bach çok geçmeden Mühlhausen’de ona sunulan
kilise müziği olanaklarını yetersiz bulmaya başladı. Ayrıca 30 Mayıs
1707’de çıkan yangının Mühlhausen’in bir çeyreğini yoketmesi de Bach’ın
için bu kenti daha olumsuz yapmış olabilir. Kenti ekonomik olarak büyük
bir düşüşe götüren bu yıkım o zamanlar ekonomik ve toplumsal konumunu
yükseltmek isteyen genç Bach’ın kentten kopuşunu kolaylaştırdı. Hızla
gelişen orgçuluğu ve besteciliğiyle Bach Mühlhausen’de bir yıl kaldıktan
sonra artık yeni olanaklar arayışı içine girdi. Yine de kentten ayrıldıktan
sonra ilişkisinin bozulmasına izin vermedi ve önerisi üzerine Blasiuskirche'de
yapılmaya başlamış olan orgun yapım işlerini gözetmeyi sürdürdü.
Weimar
(1708-1717)
 |
|
Wilhelm
Ernst (1662-1728). Bach’ın ikinci Weimar dönemi sırasında hizmet
ettiği bu dük, Bach o kentten dükün isteğine karşı gelerek ayrılmak
isteyince onu bir ay hapsettikten sonra ancak bırakmıştı.
|
Bach’ın 1708 yılındaki ikinci Weimar yolculuğu meslek
yaşamında çok önemli bir adımdı. Buraya bir önceki gelişi sırasında
Weimar düklerinden biri olan ve Bach’ın kendisi için çalışmış olduğu
Johann Ernst 1707 yılında ölmüştü. Şimdi ise Kutsal Roma İmparatorluğunun
bir parçası olan bölgeyi Wilhelm Ernst ve Ernst August adlı iki dük
birlikte yönetiyordu. Zamanının en kültürlü soylularından sayılan ve
saray müziğine çok önem veren dük Wilhelm Ernst (1662-1728) Bach’ı orgçu
ve orkestra kemancısı olarak sarayına aldı. Orkestrada en başta yalnzıca
kemancı olarak çalışmasına karşın 1714 yılında şef konumuna yükseldi.
Bach bundan sonra konum olarak işlerini yavaş yavaş devralmakta olduğu
kapellmeister’den sonraki en yüksek kişiydi.
Dük Wilhelm Ernnst, Bach’ı yüreklendirdi ve onu org
konusundaki yeteneklerini geliştirmesi konusunda yönlendirdi. Bach aynı
zamanda kentin diğer dükü olan Enrst August ve çevresiyle de dostluğunu
geliştirdi. Ama her ikisine de bağlılık gösterme durumunda olması başının
zaman zaman derde girmesine neden oluyordu çünkü iki saray arasındaki
gerginlikler, gizli ilişkiler ve giderek açıkça sergilenen düşmanlıklar
çok fazlaydı.
Diğer sarayın dükünün Johann Ernst adında müziğe
çok büyük ilgisi olan genç bir yeğeni vardı. Johann Ernst, Bach’ın bir
akrabasından ders alıyor ve aynı zamanda İtalyan biçeminde konçertolar
besteliyordu (Bach bunların birkaçını orga uyarlayacaktı). Müziğe karşı
büyük bir sevgi taşıyan bu genç adam, 1713’te Bach için çok önemli olacak
birşey yaptı. İtalya’ya yolculuğuna çıkan Johann Ernst 1713 yılında
oradan topladığı İtalyan büyüklerinin besteleriyle döndü. Aralarında
Antonio Vivaldi’nin bir sene önce çıkmış olan Op. 3’ü de bulunan bu
notaların bazılarını Bach org için uyarladı. Özellikle Vivaldi’nin Op.
3’ünün Bach’ın müziğinin üzerindeki etkileri çok büyüktü. Bundan sonra
Bach daha önceki Alman ve Fransız etkili kontrpuan biçeminin üzerine
şimdi de Vivaldi’nin temalı müziğini katarak yeni ve büyük bir adım
atmış oldu.
Bach’a Weimar’da çalması için sulunan org onun daha
önce Arnstadt’taki yılları sırasında çaldığı org kadar büyük değildi.
Bach birkaç yıl sonra orgun yetersiz olduğunu duyurmuş ve yeni bir org
yapma işlerini başlatmıştı. Weimar’ın bu oldukça pahalı olan orgu Bach’ın
isteği üzerine yaptırması, Bach’ın orada büyük bir saygınlığının olduğunu
gösterir.
Bach, Weimar’a geldikten kısa bir süre sonra, 23
yaşındayken, Maria’dan ilk çocuğu olan Catharina Dorothea doğdu. Catharina,
Bach’ın ileride ünlü müzisyenler olmuş olan öteki iki oğlu Wilhelm Friedemann
ile Carl Philipp Emanuel’den ayrı olarak, müzisyenlik için yetiştirilmedi.
Bach’ın çocukları arasında Telemann
 |
|
Georg
Philipp Telemann (1669-1732) zamanının en ünlü müzisyeniydi. 1722’te
Leipzig’in yeni bir kantora gereksinimi olduğunda kent yetkelerinin
seçtikleri ilk kişi Telemann’dı. O sıralar Hamburg’un müzik yönetmenliği
gibi yüksek konumlu bir işte olan ve bu öneriyi geri çeviren Telemann’ın
Bach’la ilişkisi oldukça iyidi, giderek Telemann onun çocuklarından
ikisine vaftiz babalığı bile yapmıştı.
|
gibi çok ünlü vaftiz babalarına sahip olanları da
vardı. Ünlü besteci Georg Philipp Telemann’ın Bachlarla dostça bir ilişkisi
vardı ve Carl Philipp Emanuel doğduğunda da ona vaftiz babalığı yapmıştı.
Bach yaşamı boyunca orgların geliştirilmesine çok
ilgi gösterdi. Weimar’daki org da Bach’ın önerisi üzerine yenilenmişti.
Özellikle 1708-1714 yılları arasında Bach org müziği bestelemeye ağırlık
vermiştir. Yaptığı en büyük org besteleri Weimar döneminden kalanlardır.
Bach’ın bu dönemde yaptığı öteki tür müzikler hakkında çok fazla birşey
bilinmemektedir. Ama kantata yazmayı bırakmadığıbilinir. 1713’te yakınlardaki Weissenfels’de oradaki yerel dük için
seslendirilen Was mir behagt, ist nur die munter Jagd kantatasını
bestelemişti. Bu kantata Bach’ın İtalyan etkileriyle yapmış olduğu ilk
kantata olmakla birlikte aynı zamanda ilk dinsel olmayan kantatasıdır.
1713 yılında Bach Halle’deki Liebfrauen kilisesinde
çalışan ve Haendel’in eski öğretmeni olan Friedrich Wilhelm Zachow’un
yerini alma olanağını elde etti. Bach burada bir org konseri verdi ve
bir olasılık Ich habe viel Bekümmernis adlı kantatasını seslendirdi. Bach’ın bundan hemen sonra orada o anda
bir kantata bestelenmesi istendi. Burada çok büyük ilgi gören Bach en
iyi otellerden birinde ağırlandı ve kendisine istemediği kadar tütün
ve yemek sunuldu. Ama asıl ilginç olanı Bach’ın bu işe kabul edilmiş
olmasına karşın Weimar’dan ayrılmamasıdır. Çünkü Bach’ın kendisi için
çalıştığı dük Wilhelm Ernst onu bırakmak istemiyordu (ayrıca parasını
da iki katına çıkarmıştı). Bach bundan sonra 2 Mart 1714 tarihinde Weimar’da
konzertmeister konumuna getirildi. Şimdiki yeni işinde Bach’ın her
ay yeni bir kantata yazması gerekiyordu (bu her ne kadar çok görünse
de Bach’ın ileride, Leipzig’de her hafta
bir tane yazması gerektiği dönemler de olacaktı). Bach bu yeni kantataları
artık geliştirmiş olduğu yeni İtalyan biçeminde besteliyordu.
Bach’ın
ünü o günlerde Weimar sınırlarını oldukça aşıyordu. Zamanının en önemli
müzik yazarlaından Johann Mattheson (1681-1764) ondan “Weimar’ın ünlü orgçusu”
olarak söz ediyordu. Bach’ın yayılan ününün başka bir göstergesi ise ünlü
Fransız klayveci Louis
Marchand (1669-1732) ile olan yarışma öyküsüdür. Efsanevi öyküye göre Bach
1717 yılında Louis Marchand’la bir klavsen yarışması yapmak için Dresden’e
gitmişti. Marchand yarışmadan önce Bach’tan o kadar etkilenmişti ki yarışmada
hiç görünmemeyi yeğlemiş, yarışmadan kısa bir süre önce kasabayı terketmişti.
Bach’ın Weimar’dan ayrılışı oldukça
dramatik bir şekilde gerçekleşti. Kendisi için çalıştığı dük Wilhelm
Ernst’in rakibi olan dük Ernst August’e çok yakındı. Wilhelm Enrst bunu
engellemek için Bach’ın Ernst August’e herhangi bir müzik hizmetinde
bulunmasını yasakladı. Bach buna büyük bir inatla karşı çıktı ve bunun
sonucunda sarayın Capellmeister’i Johann Samuel Drese öldüğünde onun görevine atanmadı. Bach bu olaydan
çok alındı ve hemen o yıl (1716) kantata üretimini kesti. Bu arada diğer
dük Ernst August’un prens Leopold von Anhalt-Köthen’in kızkardeşi ile
evlilik töreninde Bach’ın müzikleri Prens Leopold von Anhalt Köthen’i
etkilemişti. Prens Leopold, Bach’a iyi bir iş teklifinde bulundu ve
onu Kappellmeister olarak sarayına çağırdı. Ne var ki Wilhem Ernst buna
izin vermedi. Ama daha sonra Bach ona karşı çıktı ve bunun sonucunda
dük tarafından bir ay süreyle hapse atıldı (6 Kasım - 2 Aralık). Sonunda
Bach serbest bırakıldı, ama Weimar ona hakettiği onuru vermeyi başaramamıştı.
Bach artık Köthen’e gidebilirdi.
|