__Modernizm — Aziz Yardımlı (2006-8)
 

Modernizm
AZİZ YARDIMLI

Modernlik ve Gelenek karşıtlığından ayrı olarak, Modernizm Klasisizm ile çarpışır.

1.Modernizm modernlik değil, ama modernliğin saltıklaştırılmasıdır. Bunun anlamı yeni olmanın herşey için ölçüt yapılması, ve herşeyin yeniliğin yargısı altına alınmasıdır. İstenen yeni olmaktır — güzel, iyi, gerçek olmak değil. Doğal bilinç Modernizmin bu kavramını düzeltmemeli, onu olmadığı ya da yalnızca bu bilincin sanısında olduğu şeye çevirmemelidir. Modernist Picasso "güzel" sanat yapmaz; doğal bilinç Picasso'nun güzel sanat yaptığını düşünmemelidir. Bu Picasso'nun kendisinin de kabul etmeyeceği bir banalite olacaktır.

Modernizm, tekil bir ilkeyi saltık yapan her analitik dünya-görüşü gibi, ilkesini niçin seçtiğini açıklayamaz. Tekil bir ilkeyi saltıklaştıran bakış açısı analitiktir, soyutlamacıdır, ve bu ilkeye yönelmesi mantıksal bir çıkarsamanın sonucu ya da bir istenç edimi değil, ama öznel olumsal bir itki, herhangi bir dışsal özençtir. Ama her analitik konum gibi, analitik yenilikçilik de kendi diyalektiği gereği karşıtına döner, eskinin yüceltilmesi olur, çünkü yeni olan yeni kalmaz, eskir, ve salt yeni olduğu için eskidir. Modernizm Anlamın kaçışı denilen şeydir, çünkü onda dayanıklı hiçbirşey yoktur. Bu onun nihilizminin de zeminidir.

Modernizmin özünde dünyanın eskimiş olduğu ve temel olarak yeniden düşünülmesi gerektiği düşüncesi yatar. Burada önemli olan terim "yeni" sözcüğüdür, ama bu soyut "yeni"nin içeriği konusunda hiçbir belirlenim gelmez, çünkü belirlenim bir katılık olarak görünür ve "yeni" olma ile bağdaşmaz. Bu içeriksizlik ve belirlenimsizlik zemininde, modernist mantık giderek yirminci yüzyılın başlarında kurulan Bolşevik diktatörlüğe bile yalnızca bütünüyle yeni bir toplum modeli sunması zemininde baktı, moral kaygıların "yenilik" kavramını kısıtlamasına izin vermedi. Yine bu belirlenimsizlik ilkesi kendini modern fizikte kaosun, usdışının kuramcılığı olarak gösterir ve doğa fenomenlerinin nedenselliğini yadsır. Sanatta "her sabah yeni birşey" ilkesi gereği daha uyanıp kendine gelmeden yapıtını tamamlar. Felsefede benzer olarak bu bilimin tarihini reddeder, kendisi kedine özgü usdışı almaşıklarını üretir. Modernizm Güzellik, Gerçeklik, Doğruluk ile kaygılanmaz, başıboşluk içinde kendini hiçbir belirlenime bağlamaz.

Modernizm Sanatta yeni anlatım biçimleri aramak için "geçmiş" ile kökten bir kopuş yapar. Genel olarak nihilizmin duyumsanmaya başladığı 19'uncu yüzyıl sonlarından 20'nci yüzyıl ortalarına dek modernizm sanatta bir deneycilik dönemini açındırdı. Aşamalı olarak yazın, müzik ve resim alanlarında izlenimcilik, anlatımcılık, kübizm vb. gibi başlıklar altında Klasik Sanatsal ölçünlerden, anlam ve içerikten uzaklaşıldı ve sanatın araçlarının kendileri — çizgiler, renkler, araç ve gereçler — üzerinde yoğunlaşma başladı.

Modern olan modernist olan değildir. Modernizm yeni olmayı vurgular — ne pahasına olursa olsun. Buna göre estetik ölçütler gibi modern tine özgü Yararcılık bakış açıları da bir yana atılır ve düşünceden kopmuş bir duyusallık kendini kötü sonsuzluğu içinde açınıma bırakır. Bu ayrım dikkate alınmadığında, mimariden resme, müziğe, modern sanat yapıtları arasında modernist olmayan örnekler sık sık sık modernist olanlarla aynı sınıfa ait görülür.

KLASİK_
 

Tatra T-87 saloon car
Hans Ledwinka (1878-1967)
Manufactured by Tatra Werke, Koprivnica
Czechoslovakia
1937
Lacquered metal
474 x 167 x 150 cm
© Die Neue Sammlung - State Museum of Applied Arts and Design, Munich/Rainer Viertlboeck

Bu 1937 tasarımı hava soğutmalı otomobil 6 kişiliktir, sürücü yeri ortadadır. Ve ilk akışımlı tasarımdır. Modernleşme hiç kuşkusuz gelişime açıktır ve gelişim en sonunda onu ortaya koyanların bilinçlerinin, görüşlerinin, beklentilerinin, giderek düşlemlerinin arkasında ve üstünde kendi mantığını izler. Bu yenilik hemen eskiyen bir doğadadır, ve modernleşmenin mantığı içinde buna direnmez. Bu yenilik uğruna yenilik değildir, modernizm değildir.
(MODERN) TATRA T-87 SALOON CAR_
2. Modern Sanat Güzel Sanat değildir. Modernleşmenin varolana tepki ya da almaşık olarak ortaya çıkması ölçüsünde, modern sanatta amaç özgür değildir, böylece bir biçim etkinliği olarak, estetik anlatım olarak özgür değildir. Özsel olarak işlevsel ve yararcıdır. Modernleşme salt geleneksel ya da eskimiş olana tepki olduğu düzeye dek kendine olumlu bir erek koyamaz, ve bir gelişme bilincinin güdümünde olan yaratıcılık değildir. Bir bakıma kendini sürekli olarak dışarıdan besler, teknolojiden, işleyim olanaklarından, mekanizasyondan, modern kent yaşamının dinamizminden vb. etkilenir. Bu düzeye dek modern sanat denebilecek olan şey edilgindir. Modern estetik gene de estetiktir ve biçimi yoketme gibi bir amacı kendisi yadsır. Ama biçimin özgürlük olması ölçüsünde, biçimi yokettiğinin bilincinde değildir. Modernlik geçici biçimler üreten uçucu bir estetiktir. Sürekli eskime durumudur, çünkü sürekli yenileşme durumundadır.

Club Chair
Marcel Breuer (1902-81)
Manufactured by Standard Möbel, Berlin
Germany (Weimar)
Designed 1925
Nickel-plated tubular steel, canvas
72.5 x 76.5 x 69.5 cm, Museum no. W.2-2005

Bir Bauhaus öğrencisi olan Marcel Breuer'in kendisinin "en aşırı yapıtı" dediği bu tasarımı gerçekten de modernin sınırındadır. Uzaysal karmaşa yapaydır, ve gene de belirli bir yararlık ölçütüne bağlı kalınmıştır. Sandalye minimal çözüm denilen şeyin bir örneğidir: Hem minimal ağırlık, hem de maksimum güçlülük. Açıklanması güç olduğu söylenen estetik niteliğini herşeyden önce Geometriye bağılığında kazanır.

(MODERN) CLUB CHAIR_

3. Modernleşme insanın olabileceği olması sürecidir, çünkü onda değişmenin, yenileşmenin, gelişmenin önünde hiçbir engel yoktur. Modern toplum Yurttaş Toplumudur, sınırsız usun, özgür duyuncun ve istencin özgür Eylem alanıdır.

Yeniliğin eskilik olması birşeyin ilkin yeni olması ve sonra eskimesi ile anlaşılan şey değildir. Tersine, yeni yeni olmasının kendisinde eskidir, eski olandır, ondan ayrılamazdır, ve kendisi eski olmaksızın yeni olamaz. Bu düzeye dek modernleşmenin kendisi sürekli eskimedir ve bu çelişki modernleşmenin gerçeği, onu bir süreç yapan diyalektiğidir. Yeni olan salt bu diyalektiği nedeniyle kendini değişmeyenin, geleneksel olanın dinginliğinden ayırır ve Zamanın sürecinde sürekli olarak yokolmaya ve yitmeye bırakır. Klasik zamanda değildir, çünkü biçim olarak gerçek olanı kavramıştır.


4. Pozitif Bilimler alanında modernist değişkenliğe karşılık düşen eğilim pozitivizmin kendisinin belirlenimsizciliğidir. Belirlenimsizcilik kavramı belirli olan ile karşıtlık içinde akışkan, değişken, sürekli yenilenmeye açık olanı ve Değişmez, Gerçek ve Saltık olandan bir kaçışı anlatır. Modernizm Varlık olana değil ama her zaman ve saltık olarak Oluşta olana karşılık düşer.

(MODERNİST) MONDRIAN — COMPOSITION WITH BLACK, RED, GRAY, YELLOW, AND BLUE / 1920_

Bu tabloda hiçbir tinsellik yoktur — yalnızca ressamın kendi emeği, ve gereci üreten toplumsal emek dışında. Burada özdeksellik henüz yalnızca çok soyut, çok yoksul bir içerik kazanmıştır. Anlamı olmadığı yerde bulmak için Zaman yeterli değildir. Bu soyutlamalarda soyutlanan Tinin kendisidir — bir duygu, bir tavır, bir bakış, Anlam. Eğer sanatçı bu yapıtına kendi ruhunu aktarmışsa, eğer onda kendi iç dünyasını anlatmışsa, bundan onun duygusunun tükenmiş, öznelliğinin yitmiş olduğu vargısını çıkarmamak olanaksızdır. Modern sanat hiç kuşkusuz sanattır, ama "güzel sanat" değil. Hiç kuşkusuz anlatacak bir içeriği vardır, ama bu içerik tinin güzelliği değildir. Modernist sanatın olanağı yalnızca sanatçının kendi nihilizmini anlatmaması, ama modern yurttaş toplumunda tinin henüz gelişmemiş olan estetik duyarlığının ön biçimlerini paylaşan milyonların ruh durumuna anlatım vermesidir.

 

5. Modernlik Din ve İnanç ile çatışmazken, Yeni olana itki olarak Modernizm saltık olarak inançsızdır. Modernizm yeni olan üzerine saltık vurgusu ile kalıcılık, süreklilik, sağlamlık imleyen Değer kavramını ve olgusunu olumsuzlar ve özsel olarak nihilistiktir.
(MODERNİST) TYROL — FRANZ MARC / 1914 _

6. Politik olarak, Modernizm herhangi bir izlenceye bağlılığa yeteneksizdir. Modernizm salt eski olarak gördüğünü yadsımada ilkin devrimcidir; ama aynı zamanda karşı-devrimcidir, ve pozitif bir olgu olduğu ve böylece eskidiği düzeye dek kendi devrimini olumsuzlar. Sürekli akış durumu sürekli devrim durumudur, ama bu ereksiz bir devrim, salt soyut bir olumsuzlamalar dizisidir. Modernizm politik ilgi kazanamaz.
(MODERNİST) KOMPOZİSYON VIII — KANDINSKY / 1913 _
   

Previous Previous