__Kavram

 

KAVRAM VE TASARIM
Kavram ilkin kendisidir, başka hiçbirşey değildir. A yalnızca ve yalnızca A'dır, başka birşey değil -- X X'tir, başka hiçbirşey değil, ve bu tüm kavramlar için sonsuza dek böyle gider. Bu soyutlamayı yapmak tasarımsal bilinç için olanaksızdır, çünkü tasarım resimsel ya da görgüldür ve her zaman bir soyutlamadan daha çoğudur, eklentileri vardır. Soyutlama için düşüncenin arılığına çekilmeli, ondan resimsel-tasarımsal herşeyi uzaklaştırmalıyız. Bu analiz denilen şeyin kendisidir ve analiz ya da çözümlemenin ulaşması gereken nokta saltık soyutluk, yalınlık ya da arılık dediğimiz şeydir, öyle ki bu noktada düşünce daha öte soyutlayacak hiçbirşey bulamaz. Descartes herşeyin gerçek dışı olabileceğini, var olmayabileceğini varsayarak düşüncesinde bu saltık soyutlama noktasına ulaştı ve bulduğu şeyin kendisinden daha öte hiçbir soyutlamanın yapılmasına izin vermeyen Varlık olduğunu, ve bu Varlığın bir Düşünceden başka birşey olmadığını gördü. Arı Düşünce arı Varlıktır. Ama soyutlama Düşünceyi de Varlıktan yalıtabilir ve geriye kalan yalın, arı, salt kendisi olan Varlıktır -- ve gene de hemen düşünülen birşey olduğunu, ideal ya da kıpı olduğunu görürüz..

Varlık saltık soyutlamadır, yalnızca vardır, başka herhangi birşey değildir. Ona herhangi bir eklenti yaptığımız zaman bu onun kendisinden başka birşeydir. Onun kendisinden başka birşey olduğunu söyleyemeyiz, onu tanımlayamayız, betimleyemeyiz, çünkü bu onu kendisinden başka birşey yapmak olacaktır. Aynı şeyi her başka Kavram için de düşünebiliriz. Bir Kavramı soyutluğu içinde düşünmek onu yalnızca ve yalnızca kendisi olarak düşünmekten başka birşey değildir. Buna aynı zamanda soyut Özdeşlik de diyebiliriz, çünkü onda düşünülen yalnızca kendi kendisine eşittir, başka hiçbirşey ile ilişkili değildir; kendisindedir, başkasında değil, ve başkası için değil ama kendi içindir.

Analizin yanlış olduğunu düşünmek geçersizdir, çünkü analiz olarak kendisidir ve ancak onu kendisinden başka birşey olarak düşündüğümüz zaman yanlıştır. Analiz arı belirlilikte sonlanır. Ve analizin son ürününün, soyut olanın gene de belirli olması, böylece bir ilişki, bir olumsuzlama kapsıyor olması analizin kendinde sentez olduğunu, karşıtı ile bir olduğunu, onun diyalektik karakterini gösterir.

Kavramı ilk olarak tam arılığı içinde düşünürüz. Bütünüyle ilişkisiz, içeriksiz, belirlenimsiz ya da evrenselliği içinde. Böyleyken gene de olumsuzu ile bağıntılıdır ve daha öte belirlenime açıktır. Örneğin Özgürlük kavramı her belirli Özgürlükten ayrı bir soyutlamadır. Belirli Özgürlük, örneğin basın Özgürlüğü, konuşma Özgürlüğü, seçme ve seçilme Özgürlüğü vb. yalın, genel, soyut Özgürlükten daha çoğudur; tikeldir; ama evrenseli kapsayan tikeldir, evrensel ve tikelin birliğidir; ve böyle olarak evrenselden ve tikelden, evrenselin ve tikelin ikisinden daha çoğudur, onların somut birlikleri olarak bireysel ya da tekil dediğimiz Kavramdır. Bu üçüncü aşama ikisinin de gerçeklikleridir, onları olumsuz olarak kendi içinde kapsar.

Kavramın karşıtı ile değil, ama herhangi bir başka kavram ile bağıntılanması yanlış olan şeydir. Bu bağıntılama soyutlamalarda dolaşmaktan öte birşey yapmayan derin düşünme yetisinin işidir, çünkü bu düşünme yolu diyalektiği değil, kendi dışsal bağıntılarını izler ve her kavramı başka her kavram ile bağlayabilir. Bu dışsal bağıntıdır.

Analitik Anlak yalnızca soyut kavramlar düzleminde düşünür ve bunu yaparken kavram bağıntılarında eytişimi değil ama kendi öznel eğilimlerini izler. Bu aynı zamanda derin düşünce dediğimiz soyutlama etkinliğidir ve burada kavrama arılığı içinde ulaşan düşünce gerçekten de kendini düşünüyor olmasına karşın ilerlemesinde, uslamlamasında kavramın karşıtı ile bağıntısını değil, ama dışsal bağıntılarını izlemenin ötesine geçemez.

 
 

Hegel / Tüze Felsefesi

 

Hegel / Philosophie des Rechts (1821)

§ 2

§ 2

... Buna karşı, felsefi bilgilenmede bir Kavramın zorunluğu başlıca sorundur, ve bir sonuç olarak ortaya çıkış yolu onun tanıtlanması ve çıkarsanmasıdır. Böylece içeriği kendi için zorunlu iken, ikinci adım ona tasarımlarda ve dilde neyin karşılık düştüğünü aramaktır. Ama kendi için gerçekliği içindeki Kavramın ve tasarımda olduğu biçimiyle Kavramın birbirlerinden ayrı olmaları yalnızca olanaklı değildir; tersine, Kavram biçim ve şekil açısından tasarımdan ayrı olmak zorundadır.
Hegel
... Vielmehr ist in der philosophischen Erkenntnis die Notwendigkeit eines Begriffs die Hauptsache, und der Gang, als Resultat, geworden zu sein, [ist] sein Beweis und Deduktion. Indem so sein Inhalt für sich notwendig ist, so ist das Zweite, sich umzusehen, was in den Vorstellungen und in der Sprache demselben entspricht. Wie aber dieser Begriff für sich in seiner Wahrheit und wie er in der Vorstellung ist, dies kann nicht nur verschieden voneinander, sondern muß es auch der Form und Gestalt nach sein.

__Kavram ve Tanım

Tanım arı Kavramdan başka birşeyi, belli yüklemlerle yüklü özneyi, herhangi bir tasarımsal düşünceyi ister. Tanım böylece tanıtlanmamış öğelere dayanır. Eğer kendisi bir tanıtlamada kullanılırsa (örneğin Öklides'in ve başkalarının axiomatik dizgelerinde olduğu gibi), o zaman tanımlar üzerine kurulan tanıtlamanın bütünü aynı yetersizliği paylaşır. Dahası, bu belitsel (axiomatik) tanıtlama sürecinin kendisi doğal usun tasımları yoluyla ilerler ve bu tasımların kendileri sorgulanmadan kullanılırlar.

 

Kavram arılığı içinde dolaysızca dışladığı belirlenimler ile bağıntılıdır, çünkü dışlamanın kendisi olumsuz bir bağıntıdır. Kavram bu durumda ilkin mantıksal olarak en yakın Kavram yoluyla, karşıtı yoluyla bütün bir dizge ile ilişki içindedir.

 
 

KAVRAM - GELİŞTİRİLİYOR
(c) Aziz Yardımlı 2006
Modern Tin — Anasayfa
İdea Yayınevi