__Kölelik

BU BÖLÜM ÜZERİNE ÇALIŞMA HENÜZ BAŞLADI.......

İnsan Doğanın ve Tinin birliğidir. Doğal yanı nedeniyle köleleştirilebilir, Tinsel yanı nedeniyle değil, çünkü Tin İstenci kapsar ve İstenç Köle yapılamaz ve Köleliği isteyemez. Kölelik istencin tanınmamasıdır. Bu yüzden Kölelik kurumu kendini her zaman İnsan doğasını yadsıyarak aklar. Antik dünyada kölelik ırk temeli üzerine dayanmıyordu. Irkçılık insanın özgür olduğunun bilincinin doğduğu bir evrede insanı insana köle yapmanın aklanması için biricik zemindir.

İinsan doğal olarak değil, ama tinsel olarak özgürdür; doğal olduğu için değil, tinsel olduğu için saltık değer taşır. Buna göre, değer insanın doğallığın üzerine yükselişi ile, tin olarak kendini gerçekleştirmesi ile bağlıdır. İnsan değerlidir, çünkü Düşüncesinde, Duygusunda ve Duyarlığında saltıktır, bu gizilliklerini edimselleştirmek için insandır.

 
 
 

Hegel / Tüze Felsefesi

 

Hegel / Philosophie des Rechts (1821)

§ 57

§ 57

Köleliğin fiziksel zor, savaş tutsaklığı, yaşamın kurtarılması ve korunması, besleme, yetiştirme, iyilikte bulunma, kendiliğinden boyuneğme vb. yoluyla tüm daha yakın temellendirmelerine dayalı sözde aklanışı gibi, bir Efendiliğin yalnızca genelde egemenlik olarak aklanışı ve kölelik ve egemenlik hakkı üzerine tüm tarihsel görüşler de, insanı genelde doğal bir varlık olarak, Kavramına uygun olmayan bir varoluş (ki özenç de buna aittir) olarak alan bakış açısı üzerine dayanırlar.
Die behauptete Berechtigung der Sklaverei (in allen ihren näheren Begründungen durch die physische Gewalt, Kriegsgefangenschaft, Rettung und Erhaltung des Lebens, Ernährung, Erziehung, Wohltaten, eigene Einwilligung usf.) sowie die Berechtigung einer Herrschaft als bloßer Herrenschaft überhaupt und alle historische Ansicht über das Recht der Sklaverei und der Herrenschaft beruht auf dem Standpunkt, den Menschen als Naturwesen überhaupt nach einer Existenz (wozu auch die Willkür gehört) zu nehmen, die seinem Begriffe nicht angemessen ist.

§ 67

 

§ 67

Ek. ... Atinalı kölenin belki de bizim hizmetçilerimiz durumunda genellikle olandan daha kolay bir uğraşı ve daha entellektüel bir işi vardı, ama gene de köleydi, çünkü etkinliğinin bütün erimi efendiye devredilmişti.

Zusatz. ... Der athenäische Sklave hatte vielleicht leichtere Verrichtung und geistigere Arbeit als in der Regel unsere Dienstboten, aber er war dennoch Sklave, weil der ganze Umfang seiner Tätigkeit dem Herrn veräußert war.

Aristoteles / Politika

 

Aristoteles / Politika

KİTAP I - III

§ 4

"Başkaları bir efendinin köleler üzerindeki egemenliğinin doğaya aykırı olduğunu, köle ve özgür insan arasındaki ayrımın doğal olarak değil, yalnızca yasa yoluyla varolduğunu, ve öyleyse doğaya karışılmasının haksız olduğunu doğrularlar."

KİTAP I - IV
"Bir ailenin düzeninde bir köle dirimli bir iyeliktir."

"Doğal olarak kendinin değil ama bir başkasının olan biri bir köledir."

KİTAP I - V
"Ama böylece doğa tarafından bir köle olması amaçlanmış ve kendisi için böyle bir koşulun uygun ve doğru olduğu biri var mıdır, ya da daha doğrusu tüm kölelik doğanın bir çiğnenmesi değil midir? Bu soruyu yanıtlamada hem us hem de olgu zeminleri üzerinde hiçbir güçlük yoktur. Çünkü kimilerinin yönetmesi ve başkalarının yönetilmesi yalnızca zorunlu değil, ama uygun birşeydir; doğum saatlerinden başlayarak kimileri boyuneğme için, başkaları yönetmek için belirlenirler."

KİTAP I - VIII
"... bir köle böylece mülkiyetin bir parçası olarak gösterildi."


__H

 

 
 
 
 

Jean-Jacques Rousseau / TOPLUMSAL SÖZLEŞME YA DA POLİTİK HAKKIN İLKELERİ

 

Jean-Jacques Rousseau / DU CONTRAT SOCIAL OU PRINCIPES DU DROIT POLITIQUE

KİTAP BİR. BÖLÜM IV. KÖLELİK

Grotius ve başkaları sözde kölelik hakkı için savaşta bir başka köken bulurlar. Yenen yanın, onlara göre, yenilen yanı “öldürme hakkı olduğu için, yenilen yaşamını özgürlüğü pahasına satın alabilir;

Rousseau

LIVRE PREMIER. CHAPITRE IV. DE L’ESCLAVAGE

Grotius et les autres tirent de la guerre une autre origine du prétendu droit d’esclavage. Le vainqueur ayant, selon eux, le droit de tuer le vaincu, celui-ci peut racheter sa vie aux dépens de sa liberté; convention d’autant plus légitime qu’elle tourne au profit de tous deux.


Hegel / Tüze Felsefesi

 

Hegel / Philosophie des Rechts (1821)

§ 4

§ 4

 

§ 29

 

§ 29

Ge Di

A
H

A
 

H
 

           
           


Previous Previous