__Özgürlük |
|
|---|---|
(BU BÖLÜM ÜZERİNE ÇALIŞMA HENÜZ BAŞLADI ... ) Eğer Özgürlüğü dilediğini yapabilme gücü olarak düşünürsek, bu dileğin kaynağı ya da güdüsü nedir sorusu doğar. Şunu ya da bunu yapabilirim ve yaparım, ama beni buna belirleyen etmen nedir? Beni davranışa, Eyleme belirleyen güdü bir içgüdü, bilinçsiz bir dürtü, bir eğilim, bir alışkanlık, bir itki, bir istek olabilir. Ama tüm bu kaynaklar tarafından belirleniyorsam bu benim özgürlüğüm müdür, yoksa onlara boyun eğme durumunda mıyımdır? Onlar mı Beni belirlemektedirler? Yoksa Ben mi onları? Özgürlükte özsel olan nokta eylemin güdüsüdür. Ve açık olan şey Beni eyleme belirleyen şeyin Benim kendi İstencimden başka birşey olduğu düzeye dek özgür olmadığımdır. Özgürlük herşeyden önce dışsal belirlenim ile bağdaşacak birşey olamaz. İçsel belirlenim İstenç dediğimiz şeydir, çünkü İstenç bir güdü, dürtü, itki değil, ama düşünen belirleme yetisidir. Özgürlük İstencin tözüdür, öyle ki İstencin İstenç olması ve gene de özgür olmaması olanaksızdır. Özgürlük belirlenimsizlik demek değildir. Soyut, belirlenimsiz, salt kavramsal İstenç mantıksal olarak belirlilik kıpısına geçtiği, belirli İstenç olduğu zaman ilkin kendisinden başka birşeyi nesne alır. Bu onun sonluluğunu, kendisinden başka birşey tarafından belirlenmesini oluşturur. Birşeyi istemek ona bağımlı olmak, onun tarafından sınırlanmak, özgürlüğünü yitirmektir. Negatif özgürlük ortaya bu noktada sonluluğun olumsuzlanması olarak çıkar. Aynı kavramsal zeminde, Özgürlük özgür olmayan bilinç için korkutucu birşey olarak görünür, çünkü onun için Özgürlük herhangi birşeyi, aslında herşeyi istemektir, ve bu ise saçma, sakıncalı, tehlikelidir. Dahası, bu bilinç için başkası her zaman onun için bir yabancı, bir sınırdır, onun soyut olumsuzlanmasıdır. 1) İstenç olumsuz Özgürlük olarak, tüm isteğin yenilmesi olarak Özgürlük görünüşünü taşıyabilir. İstek insanın eksikliğinin bir anlatımıdır, ve istememe bu bakış açısından eksiksizlik olarak, Tanrı gibi olmak olarak görünür. Böylece Nirvana Hinduizmde ve Budizmde ölüm ve yeniden doğum döngüsünden kurtuluş çabasının doruğu olarak tüm bağlılıktan, tüm istekten özgürlüktür. Bu özgürlük Brahman ile özdeş olmaktır. 2) belirli İstenç olarak, birşey için İstenç olarak , istenen şey İstenç için bir bağımlılık olarak, bir sınır olarak görünür ve İstenç bu özgürlüksüzlükten geri çekilebilir. Bu olumsuz özgürlüktür, ve istememe olarak, saltık vazgeçme olarak Hintlinin Brahman olma sürecini oluşturur. ve buna göre örneğin "özgürlük başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter " gibi yasaklayıcı anlatımlarda tanımlanır. Bu Anlak özgürlüğüdür, ve Özgürlük ilkin sınırsızlık olarak anlaşılır. |
![]() |
| Na | |
Jean-Jacques Rousseau / TOPLUMSAL SÖZLEŞME
YA DA POLİTİK HAKKIN İLKELERİ |
Jean-Jacques Rousseau / DU CONTRAT SOCIAL OU PRINCIPES
DU DROIT POLITIQUE |
|||
|---|---|---|---|---|
KİTAP BİR Özgürlüğü yadsımak insan niteliğini, insanlık haklarını, giderek ödevlerini bile yadsımak demektir. ... Böyle bir vazgeçme insan doğası ile bağdaşmazdır; istencinden tüm özgürlüğü kaldırmak eylemlerinden tüm ahlakı kaldırmaktır. |
LIVRE PREMIER |
|||
BÖLÜM VIII Tüm bunların üstünde, insanın yurttaşlık durumunda kazandıklarına ahlaksal özgürlüğü ekleyebiliriz ki, onu gerçekten kendisinin efendisi yapan odur; çünkü yalnızca itkinin dürtüsü kölelik iken, kendimize verdiğimiz bir yasaya boyun eğme ise özgürlüktür. |
CHAPITRE VIII On pourrait sur ce qui précède ajouter à l’acquis de l’état civil la liberté morale, qui seule rend l’homme vraiment maître de lui; car l’impulsion du seul appétit est esclavage, et l’obéissance à la loi qu’on s’est prescrite est liberté. |
|||
|
![]() Freedom House, Dünyada Özgürlük, 2005. |
| H | |
| __Özgürlük | |
Özgürlük bireyin birey olabilmesi, başka hiçbir istenci kendi istencinin üzerinde bilmemesi, doğruyu ve eğriyi saltık olarak kendi Duyuncu tarafından belirleyebilmesidir. Bu Özgürlük kavramı bugün dünyanın çok küçük bir kesiminde egemendir. Özgürlük İstencin kendi kendini belirlemesi ve dışsal başka istenç tarafından denetlenmemesi olarak anlaşıldığında, bütün bir Asya ve Afrika eksiksiz bir İstenç özgürlüğünden yoksundur. Çin'de Partinin İstenci bütün bir halkın istencinin üzerinde durur. Hindistan'da Kast dizgesi milyonları doğuştan köleliğe mahkum eder. Katolik inancın egemen olduğu bölgelerde Kilisenin İstenci bireyin Duyunç Özgürlüğünün üzerindedir. İslamik ülkelerde İslamın Kavramına aykırı olarak dinsel yetke kendini duyunç özgürlüğünün üzerinde tutar. |
Sokrates'e göre, ussal olarak törel davranan özgürdür (Xenofanes., Memor. IV, 5). Platon'a göre, İstek tarafından bağlanan kişi özgür değildir (Fedon. 81 B). Aristoteles'e göre, dışsal olarak zorlanan ve bilgisizce eylemde bulunan kişi özgür değildir (Eth. Nic. III 1, 1110 a). Bilinçli olarak yapılan özgürce yapılandır (1135 a 24). Özgürce davranmak kendi kararından davranmak, eyleminin ilkesini kendisi belirlemektir (1111 a 20). Özgür insan eyleminin kaynağı olandır (1112 b 31).
Hegel / Tüze Felsefesi |
Hegel / Philosophie des Rechts (1821) |
||
|---|---|---|---|
§ 4 |
§ 4 |
||
| Ek. İstencin özgürlüğünü açıklamanın en iyi yolu fiziksel doğaya başvurmaktır. Özgürlük bir bakıma İstencin temel belirlenimidir, tıpkı ağırlığın cisimlerin temel bir belirlenimi olması gibi. Özdek ağırdır dendiği zaman bu yüklemin yalnızca olumsal olduğu sanılabilir; ama bu böyle değildir çünkü özdekte ağır olmayan hiçbirşey yoktur. Tersine, özdek ağırlığın kendisidir. Ağırlık cismi oluşturur ve cisimdir. Özgürlük ve İstenç açısından da durum aynıdır, çünkü özgür olan İstençtir. Özgürlüksüz İstenç boş bir söz iken, Özgürlük ise yalnızca İstenç olarak, Özne olarak edimseldir. |
|
| __Eşitlik | |
Eşitlik bilindiği gibi Fransız Devriminin ilkelerinden biriydi. Ama bu ilke evrenseldir, soyuttur ve nede eşitlik olduğunu anlatmaz. Buna karşı belirli Eşitlik Eşitliğin sınırlanması, böylece Eşitsizliğin doğrulanmasıdır. Özgürlük için de aynı şey geçerlidir, ve soyut Özgürlük, Anlak Özgürlüğü her belirlenimi olumsuzlar (Terör evresi buna bağlıdır). Oy verme, mülkiyet edinme, yolculuk edebilme, kalıt bırakabilme — tüm bunlar ve daha başkaları insanların her zaman iye oldukları haklar değildiler. Köle hiçbirşeye iye değildi, Serf Lordun keyfi istenci altında olabildiği kadar hakka iyeydi. Loncalar birer topluluk istenci olarak üyeleri üzerinde egemendiler. İsviçre'de kadınlar 1970'lere dek politik eşitlikten yoksundular ve oy verme hakları yoktu. |
__ |
|
|---|---|
Hak sonsuzdur |
|
| Hi | |
| Ha | |
| Hakkın | |
GELİŞTİRİLİYOR |