G. W. F. Hegel
Mantık Bilimi

Çeviri, Notlar ve Çözümlemeler: Aziz Yardımlı 2000

İstanbul 2002 (c) İdea Yayınevi

G. W. F. Hegel
Wissenschaft der Logik
[1812; 1831]

BİRİNCİ BÖLÜM
Nesnel Mantık
ERSTER TEIL
Die Objektive Logik

 

Birinci Kitap

VARLIK ÖĞRETİSİ

Birinci Kesim

Belirlilik (Nitelik)

Varlık belirsiz olarak dolaysız olandır; Öze karşı olduğu gibi kendi içersinde kapsayabileceği her belirliliğe karşı da belirlilikten özgürdür. Bu yansımasız Varlık dolaysızca salt kendi içersinde olduğu gibi Varlıktır.

Belirsiz olduğu için, niteliksiz Varlıktır; ama kendinde ona belirsizlik ırası yalnızca belirli ya da nitel olanla karşıtlık içinde gelir. Öte yandan genelde Varlığın karşısına belirli Varlık böyle [belirli] olarak çıkar; ama bununla belirsizliğinin kendisi onun Niteliğini oluşturur. Buna göre gösterilecektir ki, ilk Varlık kendinde belirlidir, ve böylelikle


İkinci olarak
, Belirli-Varlığa geçer, Belirli-Varlıktır; ama bu, sonlu Varlık olarak, kendini ortadan kaldırır ve Varlığın kendi kendisi ile sonsuz bağıntısına,

Üçüncü olarak Kendi-içinde-Varlığa geçer.

 

Erstes Buch

DIE LEHRE VOM SEIN

Erster Abschnitt

Bestimmtheit (Qualität)

Das Sein ist das unbestimmte Unmittelbare; es ist frei von der Bestimmtheit gegen das Wesen sowie noch von jeder, die es innerhalb seiner selbst erhalten kann. Dies reflexionslose Sein ist das Sein, wie es unmittelbar nur an ihm selber ist.

Weil es unbestimmt ist, ist es qualitätsloses Sein; aber an sich kommt ihm der Charakter der Unbestimmtheit nur im Gegensatze gegen das Bestimmte oder Qualitative zu. Dem Sein überhaupt tritt aber das bestimmte Sein als solches gegenüber; damit aber macht seine Unbestimmtheit selbst seine Qualität aus. Es wird sich daher zeigen, daß das erste Sein an sich bestimmtes [ist], und hiermit

Zweitens, daß es in das Dasein übergeht, Dasein ist; daß aber dieses als endliches Sein sich aufhebt und in die unendliche Beziehung des Seins auf sich selbst,

Drittens in das Fürsichsein übergeht.

Birinci Bölüm

Varlık

A. VARLIK

Varlık, arı Varlık, — daha öte hiçbir belirlenim olmaksızın. Belirsiz dolaysızlığında yalnızca kendi kendisine eşittir ve ayrıca başkasına karşı eşitsiz de değildir, ne kendi içersinde ne de dışarıya karşı hiçbir türlülüğü yoktur. Onda ayırdedilecek ya da onun bir başkasından ayırdedilmiş olarak koyulmasını sağlayabilecek herhangi bir belirlenim ya da içerik yoluyla arılığı içinde saptanamazdı. Arı belirsizlik ya da boşluktur. — Eğer burada sezmeden söz edilebilirse, onda sezilecek hiçbirşey yoktur; ya da salt bu arı, boş sezmenin kendisidir. O denli de onda düşünülebilecek hiçbirşey yoktur, ya da eşit ölçüde salt bu boş düşünmedir. Varlık, belirsiz dolaysızlık gerçekte Yokluktur ve Yokluktan ne daha çoğu ne de daha azıdır.

Erstes Kapitel

Sein

A. SEIN

Sein, reines Sein, — ohne alle weitere Bestimmung. In seiner unbestimmten Unmittelbarkeit ist es nur sich selbst gleich und auch nicht ungleich gegen Anderes, hat keine Verschiedenheit innerhalb seiner noch nach außen. Durch irgendeine Bestimmung oder Inhalt, der in ihm unterschieden oder wodurch es als unterschieden von einem Anderen gesetzt würde, würde es nicht in seiner Reinheit festgehalten. Es ist die reine Unbestimmtheit und Leere. — Es ist nichts in ihm anzuschauen, wenn von Anschauen hier gesprochen werden kann; oder es ist nur dies reine, leere Anschauen selbst. Es ist ebensowenig etwas in ihm zu denken, oder es ist ebenso nur dies leere Denken. Das Sein, das unbestimmte Unmittelbare ist in der Tat Nichts und nicht mehr noch weniger als Nichts.

B. YOKLUK

Yokluk, arı Yokluk; kendi ile yalın eşitlik, eksiksiz boşluk, belirlenimsizlik ve içeriksizliktir; kendi içinde ayrımlaşmamışlıktır. Burada sezme ya da düşünme söz konusu edilebildiği ölçüde, birşeyin mi yoksa hiçbirşeyin mi sezildiği ya da düşünüldüğü arasında bir ayrım vardır. Öyleyse hiçbirşeyi sezmenin ya da düşünmenin bir anlamı vardır; her ikisi ayırdedilir, böylece Yokluk bizim sezmemizde ya da düşünmemizde vardır [ist (existiert)]; ya da daha doğrusu boş sezmenin ve düşünmenin kendisidir ve arı Varlık ile aynı boş sezme ya da düşünmedir. Yokluk böylelikle arı Varlık olanla aynı belirlenim ya da daha doğrusu belirlenimsizlik ve dolayısıyla genel olarak aynı şeydir.

B. NICHTS

Nichts, das reine Nichts; es ist einfache Gleichheit mit sich selbst, vollkommene Leerheit, Bestimmungs- und Inhaltslosigkeit; Ununterschiedenheit in ihm selbst. — Insofern Anschauen oder Denken hier erwähnt werden kann, so gilt es als ein Unterschied, ob etwas oder nichts angeschaut oder gedacht wird. Nichts Anschauen oder Denken hat also eine Bedeutung; beide werden unterschieden, so ist (existiert) Nichts in unserem Anschauen oder Denken; oder vielmehr ist es das leere Anschauen und Denken selbst und dasselbe leere Anschauen oder Denken als das reine Sein. — Nichts ist somit dieselbe Bestimmung oder vielmehr Bestimmungslosigkeit und damit überhaupt dasselbe, was das reine Sein ist.

C. OLUŞ

a. Varlık ve Yokluğun Birliği

Öyleyse arı Varlık ve arı Yokluk aynı şeydir. Gerçeklik olan ne Varlık ne de Yokluk değil, ama Varlığın Yokluğa ve Yokluğun Varlığa geçmiş olmasıdır — geçmesi değil. Ama o denli de gerçeklik ayırdedilmemişlikleri değil, ama aynı şey olmamaları, saltık olarak ayrı olmaları, ama o denli de ayrılmamış ve ayrılamaz olmaları ve dolaysızca her birinin kendi karşıtında yitmesidir. Gerçeklikleri öyleyse birinin ötekinde bu dolaysızca yitiş devimidir: Oluş; bir devim ki onda ikisi ayırdedilirler, ama öyle bir ayrım yoluyla ki eşit ölçüde dolaysızca kendini çözmüştür.

C. WERDEN

a. Einheit des Seins und Nichts

Das reine Sein und das reine Nichts ist also dasselbe. Was die Wahrheit ist, ist weder das Sein noch das Nichts, sondern daß das Sein in Nichts und das Nichts in Sein — nicht übergeht, sondern übergegangen ist. Aber ebensosehr ist die Wahrheit nicht ihre Ununterschiedenheit, sondern daß sie nicht dasselbe, daß sie absolut unterschieden, aber ebenso ungetrennt und untrennbar sind und unmittelbar jedes in seinem Gegenteil verschwindet. Ihre Wahrheit ist also diese Bewegung des unmittelbaren Verschwindens des einen in dem anderen: das Werden; eine Bewegung, worin beide unterschieden sind, aber durch einen Unterschied, der sich ebenso unmittelbar aufgelöst hat.

 

Şimdilik bu kadar sevgili arkadaşlarım. Çevrilen yeni bölümleri yakında ekleyeceğim. Önerilerinizi ve düşüncelerinizi bekliyorum. Aziz (15-11-2002).