|
Usun İlkeleri —4 |
|
4
Kavram |
| Kavram ilkin özneldir, bilincimdedir. Ama usun, düşüncenin bilinçsiz işleyişinde Kavram tam olarak nesnelliği, baştan sona dışsal olarak varolanı anlatmanın aracıdır. Bilinç Kavramda salt kendi kendisinde iken salt kendi dışında olduğu sanısı içindedir. |
|
Kavramın Kavramı. Kavram yalın kendi ile ilişki olarak saltık belirlenmişliktir; ama kendi ile ilişki olarak o denli de yalın bir özdeşliktir. Ama belirliliğin bu kendi ile ilişkisi eşit ölçüde belirliliğin olumsuzlanmasıdır, ve Kavram bu kendi ile özdeşlik olarak evrensel olandır. Ama bu özdeşlik olumsuzluk belirlenimini de taşır; kendi ile ilişki olan belirliliğin olumsuzlanmasıdr; böyle olarak Kavram bireysel ya da tekil olandır. |
|
Kavram kendisi özgür olan somut varoluşa geliştiği zaman 'Ben' ya da arı öz-bilinçtir. Ben ilk olarak arı kendi ile ilişkidir; dolaysız olarak değil ama saltık soyutlama olarak, kendi ile eşitlik olarak böyledir. Böyle olarak evrenselliktir; olumsuz belirlenimi içinde ya da soyutlama olarak bireyselliktir. |
|
Kavarama bir nesnenin Ben tarafından onun kendisinin yapılmasından başka birşey değildir. Ben kavramada nesneyi kaplar ve ona kendi biçimini, dolaysızca bir belirlilik olan evrensellik biçimini verir. Sıradan tasarımda nesne dışsal ve yabancı birşeydir. Kavrandığında tasarımda taşıdığı herşey kavramın terimlerine çevrilir. Düşünmede Ben nesneye yayılır, onu kendi belirlenimi olarak kendinin yapar. Tasarımda nesne salt bir Görüngüdür; gerçekliği Kavramsallaştırılmasında saptanır. Nesne nesnelliğinin kendisini Benin kategorileri yoluyla kazanır. |
|
|
Kant anlama ediminin duygu ve sezgi tarafından öncelendiğini düşünür. Kant'ın 'aşkınsal felsefesi'ne göre "sezgi olmaksızın Kavramlar boştur ve yalnızca sezgi tarafından verilen çoklunun ilişkileri olarak geçerlidir." Yine Kant'a göre kavramlar salt özneldirler ve bu öznellikten nesnelliklerini çıkarsayamayız. Us salt biçimseldir. Kavramın onu önceleyen evrelerle ilişkisi: Mantıkta Kavramı önceleyen evreler Varlık ve Öz evreleridir. Ruhbilimde, Duygu-sezgi ve genel olarak Düşünme evreleri. Görüngübilimde — bilincin biliminde — anlağa yükseliş duyusal bilinç ve algı evrelerinden geçer. Kant'ın yalnızca duygu-sezgi evresini kabul eder. Ama bu eksikliği "aşkınsal mantık" ya da "anlak öğretisi" bölümüne "derin-düşünme kavramları üzerine bir inceleme" ekleyerek giderir — sezgi ve anlak arasında ya da Varlık ve Kavram alanları arasında yatan bir evre olarak (Öz kategorileri).
|
Varlık, Öz ve Kavram alanları Tinin biçimlerinin temel tasarını ve iç yalın çerçevesini oluşturur. Sezen ve ayyrıca duyusal bilinç olarak Tin dolaysız varlık biçimindedir. Düşünen ve algılayan olarak Tin varlıktan Öz ya da Derin-Düşünme evresine yükselmiştir. Ama bu biçimler Mantık Bilimini ilgilendirmezler, tıpkı mantıksal kategorilerin Doğada aldıkları biçimlerin — Uzay ve Zaman — ve sonra Uzay ve Zamanın örgensel-olmayan doğa olarak ve örgensel doğa olarak bir içerik ile kendilerini doldurmalarının da bu bilimi ilgilendirmemesi gibi. Yaşam — örgensel doğa — Doğada Kavramın ortaya çıkış evresidir, ama bir bakıma kör olarak, kendinin bilincinde olmayan ve düşünmeyen Kavram olarak. Özbilinçli ve düşünen Kavram yalnızca Tine aittir. Kavramın mantıksal biçimi doğal ve tinsel biçimlerinden bağımsızdır. Kavramın onu önceleyen evrelerle ilişkisi Kavramın sezginin ve tasarımın kendi başına varolan bağımsız gerecine dışardan yaklaşması ve ona evrensellik biçimini vermesi görüşü (Kant) geçersizdir. Kavram bu bakış açısıdan boş biçim gibidir ve olgusallığını dışsal içerik yoluyla kazanır. Bu biçim ve içerik ayrımı analitiktir, eytişimsel değil.
|