Usun İlkeleri -3
AZİZ YARDIMLI

3
ANLAK, EYTİŞİMSEL, KURGUL


Anlama uslamlama ile bir değildir. Anlamanın düşünce ile ilgisi bilgiyi duyusal-algıya bağlayan bilinç için bile açıktır. Anlak evrensellerin yetisidir çünkü anlama salt duyumun ve duyusal-algının tekilliğinin üstüne ve ötesine geçerek onda özsel olarak evrensel olanı bulup çıkarmayı amaçlar.

Anlama yetisi özdeşlik ilkesine göre etkindir, ya da anlak çelişkiyi yadsır. Gerçekten de birşeyin kendisi olduğunu ve başkası olmadığını doğrularız, ve özdeşliğin usun bir kıpısı olması ölçüsünde anlak özsel olarak usun bir işlevidir. Anlağın felsefe tarihinde en güçlü doğrulanışını Parmenides'te görürüz. Birşey salt kendisi ise, aynı zamanda başkası da değilse, tüm değişim yadsınır, çünkü değişim Birşeyden Başkasına bir geçiştir, ve bu Oluş süreci birşeyin aynı zamanda başkası da olması ile olanaklıdır. Birşey = Birşey, A = A denklemi, bu anlak özdeşliği Birşeyin sonsuza dek Birşey kalmasını gerektirir.

Parmenides tüm varlığın özdeşlik olduğunu, hiçbir ayrım, hiçbir çokluk, hiçbir boşluk, hiçbir yokluk, hiçbir olumsuzlama içermediğini düşünüyordü. Zenon çokluğun, ayrımın, çelişkinin yalnızca bir sanı olduğunu, hiçbir olgusallığının olmadığını tanıtlayan sayısız tanıtlama geliştirdi. Devimin karşıtı ile, Dinginlik ile birliği içerdiğini gösteriyor ve buna göre devimin olmadığı çünkü çelişkinin olgusal olmadığı vargısını çıkarıyordu. Herakleitos ise ancak karşıtların birliğinin, ancak kendisi ile çelişenin varolduğu vargısını çıkardı.


Anlak bireysel duyumlarla değil ama evrensellerle ilgilenir. Anlaşılan duyumsanan değildir. Anlaşılan tekil duyulurun düşünsel özü, fenomenin özselliğidir.

Anlaşılan Benin doğasına götürülür. Ben ise bu bireysel Ben değil ama evrensel Bendir.


Us. Bilinç Us değildir. Us kavramın öznelliğinin onun nesnelliği ile birliğidir. Daha açık olarak, ussal olan edimsel olandır, ve doğal us bile onun için ussal olmayanın edimselliğinin ileri sürülmesini mantıksız görerek bunu olanaklı en büyük dikbaşlılıkla yadsır. Us yeteneği kavram yeteneğidir, ve ussallık doğal bilinç için kavramın biricik edimsellik, biricik gerçek varlık olduğunun sezgisidir. Felsefenin usu öznellik ve nesnelliğin birliği olarak açındırması doğal bilincin bu bilinçsiz kanısının bilincidir.

Evrenin özünün Us olduğu önesürümü (Anaxagoras) onun özünün bilinç olduğu, olgusal evrenin öznel bilinç tarafından yaratıldığı anlamına gelmez (Özdekçi bakış açısından düşünen Friedrich Engels böyle anlar). Varlığın ussallığı felsefenin bakış açısıdır. Ama ussallığı salt öznellik olarak görmek görgücülüğe aittir ve onun bakış açısından Varoluşun ussallığı onun öznelliği, bir görüngü olması anlamına gelir.

Us ile karşıtlık içinde anlama yetisi ya da anlak salt öznelliktir. Anlağın evrenselin nesnelliğini yadsıması nesnelliği duyusal, özdeksel, dışsal olarak almasına bağlıdır. Evrensel hiç kuşkusuz özneldir. Ama yalnızca öznel değil. Evrensel öznel olmasından daha yüksek ve güçlü bir anlamda nesneldir çünkü özneye bağımlı değildir.