Hegira

Ayasofya



Kuzey ve Batı ve Güney parçalanıyor,
Tahtlar çöküyor, krallıklar sarsılıyor:
Kaç o zaman arı Doğuya
Ataerk havası solumaya,
Sevgi, içki ve şarkılar arasında
Gençlik bulmaya Khizr’in kaynağında.

* * *

Orada arılık ve doğruluk içinde
Ulaşacağım insan soyunun köklerine
Olsalar da ne denli derinde,
Orada alırlardı henüz Tanrıdan
Yeryüzü dillerinde bilgeliğini Göklerin,
Kafalarını yormaksızın.

* * *

Büyük saygı gösterilirdi atalara orada,
Ve çarpardı her saçma buyruk yasaklara;
Sevindirecek beni gençlikteki sınırlar:
İnanç geniş, düşünce dar,
Tıpkı sözün orada öylesine önemli,
Çünkü konuşulan bir söz olması gibi.

* * *

Karışacağım çobanların arasına,
Serinleyeceğim vahalarda,
Kervanlarla dolaşırken,
Şal, kahve ve amber çiçeği alıp satarken;
Çiğneyeceğim her yolu
Çöllerden kentlere doğru.

* * *

Aşağısı yukarısı kayalık kötü yollarda
Avutur Hafız senin şarkıların,
Kılavuz kendinden geçip de
Yukarıda katır sırtında
Şarkı söyleyerek yıldızları uyandırmaya
Ve haydutları korkutmaya başlayınca.

* * *

Hamamlarda ve hanlarda,
Seni anımsayacağım, kutsal hafız,
Peçesini kaldırdığında sevgili,
Ve saçıldığında amber kokulu lüleleri.
Evet, şairin aşk fısıltısı
Hurilerin kendilerini kösnül kılar.

* * *

Eğer bunu kıskanırsan ondan,
Ya da biraz canını bile sıkacak olsan,
Şunu bil ki, sözleri şairin
Çevresinde Cennet kapısının
Onu usulca çalarak dolaşıp durur,
Bengi yaşam dileğinde bulunur.

Çeviri: Aziz Yardımlı