Balıkçı

‘‘Balıkçı ve Siren,’’ Frederick Leighton (1858)


Köpürürken sular, kabarırken sular,
Oturuyordu bir balıkçı kıyıda,
Ve bakıyordu oltaya kıpırdamadan,
Dingindi ta yüreğine dek.
Ve oturup kulak kesilirken,
Yükselip yarıldı sular birden:
Kaynaşan sulardan fırladı
Islak bir kız yukarı.

Ona şarkılar söyleyip diller döktü:
Niçin çekersin sürümü
İnsan kurnazlığıyla, insan hilesiyle
Sıcağına ölümün?
Ah bir bilseydin,
Nasıl huzurludur derinde balık,
İnerdin aşağıya öyle olduğun gibi,
Ve kazanırdın ilk kez sağlığını.

Serinlemez mi sevgili güneş
Ve ay denizde?
Çevirmezler mi dalgaları soluyarak
İki kat daha güzel çehrelerini buraya?
Kendine çekmez mi derin gökler,
Su parlağı mavilik seni?
Kendine çekmez mi kendi çehren
Bu bengi çiy damlasında seni?

Köpürürken sular, kabarırken sular,
Çıplak ayağını ıslattılar,
Öylesine doldu ki özlemle yüreği
Sanki işittiği sevgilinin sözleriydi.
Konuştu kız onunla, şarkılar söyledi ona;
Olan oldu o zaman,
Yarı çekti onu, yarı battı o
Ve gören olmadı onu bir daha.

Çeviri: Aziz Yardımlı