|
Bir Öğleden Sonra Arı Dünya |
|
Pencereden uzakta oturuyordu. Perdeler kapalı olduğu için oda loştu, ama küçük bir aralıktan güneş ışıkları usulca içeri süzülüyordu. Dışardan ağaçların gölgeleri içeri vuruyor ve yaşamın kıpırtıları odayı dolduruyordu. Küçük kız masanın yanında eski bir iskemlede oturuyor ve ışık demetlerine bakıyordu. Bir süre sonra kalktı, pencere yanındaki kapıdan dışarı bahçeye çıktı. Odanın geniş boşluğundan uzaklaştı, ağaçların gövdeleri arasında ilerledi. Aydınlık ve güzellik sardı her yanı. Onun her yanı onu içine aldı. Çok ilerden eski bir bahçe duvarının kalıntıları göründü. Onun da ötesinde yine ağaçlar arasında kalmış aydınlıklar vardı. Yürüdü. Ayaklarının altında otlar ezildi. Koştu, ağaç gövdelerinin çevresinden dolanarak yıkık duvara ulaştı ve zıplayarak onu aştı. Kuşların şarkılarını duydu, kanatlarını çırpıştıran kelebekleri gördü, Doğanın mis kokusunu soludu. Döndü, geriye baktı, yıkık duvarın uzağındaki evi, pencereyi gördü. Koşusunu sürdürdü, yavaşça. Küçük bir tepeyi geçti, bir yanında alçalan bir çimenlik uzanıyor, sonra yavaşça yükselip yine ormana katılıyordu. Öte yanında da uzanan çimenlik ağaçlarla bitiyordu. Oraya koştu. Ağaçların arasından uzakta denizi gördü. Yamaçtan zıplayarak indi, küçük dalgacıkların kumlara çarpışlarını duydu. Sonsuz maviye gözlerini çevirdi. Martıların uçuşları arasına bıraktı kendini. Ayaklarının dağıttığı kumlar onu izledi. Eski bir kayık kalıntısının yanından geçti. İlerde kimileri denizin sığlıklarında su yüzüne çıkan kayalardan birinin üzerine tırmandı. Güneş her yanı ışıkla kuşatmıştı. Hafif bir esinti buharlaşan denizin üzerini temizliyordu. Baktı, gözlerini mavilerin birinden ötekine dolaştırdı. Martılar uçtular, dalgalar dinmedi. Suyun altına oynaşan yosunları seyretti, bembeyaz kumların dalga dalga tepeciklerini izledi. Güneşin su altındaki kumlarda yanıp sönen oyununa katıldı. Martılar dalgaların sırtında dinlenirken kayadan aşağı indi, kumsala döndü. Dalgalar ayaklarına çarparken yürüdü. Yamacı tırmanıp ağaçların arasına daldı ve gözden yitti. Aziz Yardımlı (c) 2000 |