Pragmatizm


İşleyen gerçek olandır. Gerçek olan işleyendir.


Pragmatizm pozitivizmi yanlış bulur çünkü pozitivizmin gerçekliği bilginin olgusallık ile bağdaşması olarak görür. Ayrıca pragmatizmi yaşayan insanla hiçbir ilişkisi olmayan sözcük oyunlarıyla ve mantıksal paradokslarla oynayan pozitivizmi asıl önemli konulara, insan sorunlarına ilgisiz görür. Pragmatizm böylece bir bilimciler azınlığı çevresinin üstüne ve ötesine, halkın kendisine seslenen asıl felsefe olarak görür.


Mantıksal pozitivizm evren üzerine gerçeklik parçacıklarını ilişkilendiren tümcelerin anlam atomlarına parçalanabileceğini savunur. Yine tüm doğru tümcelerin evrenin fiziksel yasalarının terimlerindeki bildirimlere indirgenebileceğini savunur. Son olarak, kuramların ya da gerçeklik savlarının bilimsel deneyler durumunda olduğu gibi olgusal dünyanın kendisi karşısında görgül olarak sınanabileceklerini savunur. Pragmatizm tüm bunların dünyaya ilişkin gerçeklikleri bulma yöntemi olarak görüldüğünü doğrular.

W. V. Quine mantıksal pozitivizmin bu çözümleme yöntemine karşı çıkarak anlamların dilin atomlarından değil ama dilin moleküllerinden, ya da daha da iyisi, molekül kümeleşmelerinden türediğini ileri sürer (holistik dil kuramı). Tekil bildirimin salt kendi başına duyusal veri ya da bir deney tarafından doğrulanabileceğini kabul etmez. Böylece bildirim ancak bütün kuram içinde anlamlıdır, ve kuram ancak tüm bildirimleri duyusal temellerde doğrulanabilirse doğrulanabilir. Eğer durum buysa, analitik bildirimler geçersizdir çünkü bireşimli bir bütünden ayrılamazlar. Qunine’nin yakaladığı mantığı ana çizgilerde izleyerek bütün bunlardan çıkardığı sonuç gerçekliğin varolmadığı değil ama bilimin varolmadığı, gerçeklik arayışında bilimin doğru bir yol olarak bir yana bırakılması gerektiğidir. Değişen gerçeklik değil ama gerçekliği arama perspektifidir. Gerçeklik analitik önermelerde ya da mantıksal atomlarda yatmaz.

Wilfred Sellars pozitivizmin dil-öncesi bir ayrımsamayı gözardı etme yanılgısına düştüğüne inanır. Ama bu ayrımsama da bir dil düzlemi sorunudur. Sellars’a göre soyut şeylerin ayrımsanması dilin öğrenilmesinden sonra gelir. Soyut kavramları veren kaynak dildir ve böylece dünyanın kuramsal düzenlenişi öğrenilmiş bir yetenek olan ve bize soyutlama ve genelleme kavramlarını veren dilin bir işlevidir. Pozitivist gerçeklik türü öznel değil ama nesneldir. Ama Sellars’a göre bu olanaksızdır ve gerçeklik insan anlığının soyutlama ve genelleme yeteneği tarafından belirlendiğine göre nesnel değil ama özneldir. Görelidir. Ama dünyanın belli algıları başkalarından daha iyi ya da daha yalın bir yolda işledikleri için bu göreli bir göreliliktir, e.d. bir parça saltıktır.

Pragmatist Richard Rorty için felsefenin tüm soruları yararsızdır, böylece felsefenin kendisi yararsızdır. Pragmatik gerçeklik yorumu açıkça nesnel yanı ya da daha uygun olarak ‘reel’ yanı bir yana bıraktığına göre, Rorty gerçeklik kuramının bütününde bırakılması gerektiği sonucunu çıkarır. Cornell West konu üzerine bir çalışmasında Rorty bağlamında şunları yazar ( ‘‘The American Evasion of Philosophy ’’, p. 201, Madison, WI: University of Wisconsin Press, 1989) .

The move toward antirealism in ontology leaves no room for a correspondence theory of truth (of any philosophic significance) in that it undermines the very distinctions upon which such a theory rests: the distinction between ideas and objects, words and things, language and the world, propositions and states of affairs, theories and facts, schemas and concepts. ... [T]he result is a form of pragmatism because the claim is that evolving descriptions and ever-changing versions of objects, things, and the world issue forth from various communities as a response to certain problems, as attempts to overcome specific situations, and as means to satisfy particular needs and interests.

Dünya tabloları (‘gerçeklikler’) türlü türlüdür, ve herkes için ortak bir tablo yoktur. Aslında gerçeklik olumsaldır, değişkendir, ve yeni bilgiler doğdukça sürekli olarak daha iyileri yapılabilir. Böylece bilgi gerçekliği ile değil ama yararlığı ile değerlidir. Pozitivist gerçeklik ölçütü yerine pragmatik yararlık ölçütü kabul edilmelidir: İşleyen gerçek olandır, ve gerçek olan işleyendir. Böylece Pragmatizmin amacı bütünüyle moraldir, dünyayı daha iyi bir yer yapmaktır.

 


GELİŞTİRİLİYOR