Önsav/Varsayım


Sanı, Gerçeklik, Yanlışlık
Varsayımların ortadan kaldırılması onları bütünüyle bir yana atma olarak anlaşılabilir ki, hiç kuşkusuz anlamsız bir tutumdur ve doğal bilincimizde varsayımların sık sık göze alınmaları gerekir. Gelişim sürecindeki düşünce başka türlü yapamaz. Sanı ve yanılgı başlangıçtır.

Ama Bilim söz konusu olduğunda, Felsefe söz konusu olduğunda önsavların ya da varsayımların ortadan kaldırılmaları onları tanıtlamak, ve böylelikle yanlışlığı gerçekliğe yükseltmek biricik çıkar yoktur: Gerçeklik yanlışlıktan doğar.

Eğer sanı yanlışsa, felsefeye götüren bütün bir bilinç aşamaları dizisi de eşit ölçüde yanlıştır. Örneğin Hegel’in Görüngübilim’de çözümlediği bilinçler ardışıklığı tam olarak böyle birşey olmalıdır çünkü felsefe değil ama bilinç biçimleridirler. Yanlışlığın gerçeklikte sonlanması yanlışlığın gerçekliği içermesi anlamına gelir, onu onun dışında ayrı bir yerde beklediği değil. Gerçekte, yanlışın kendisi bile kendini her zaman gerçek olarak ileri sürer.

Bilimsel-felsefi dizgede eksiksiz bir sağınlık, saltıklık, pekinlik, gerçeklik elde etmek vazgeçilemeyecek özsel amaçtır. Vazgeçilmeleri bilim ve felsefe kavramlarının kendilerinden vazgeçme anlamına gelir.

Öte yandan, önsavları tanıtlanmaları olanaksız belitler olarak alan dikkatsizlik bilim ve felsefenin doğasında varsayımlar bulunmasının kaçınılmaz olduğu sanısına kapılır. Ya da önsavların bütünüyle keyfi kurgular oldukları sanısı zemininde bir önsavlar özgürlüğü ileri sürülür ki, bilimi toplumsal bir yapıntıya, öznel bir anlatıya indirger. Eğer söz gelimi Euklides’in belitlerini keyfi önsavlar olarak kabul edersek, pekala başka önsavlar da getirebiliriz. Aslında herşey önsav olabilir. İrrasyonalizm geometrik belitlerin gerçek ya da doğru olduklarını kabul etmez. Onları keyfi olarak getirilmiş önermeler olarak alır.

Belitlerin bir bölümü doğal usun dolaysızca kavradığı gerçekliklerdir. Leibniz’in us gerçeklikleri dediği önermeler, ya da Farabi’nin şu sözlerde verdiği örnekler bu tür belitlerdir:

‘‘Kurgul anlık bilimlerin ilkeleri olan evrensel zorunlu öncüllerin (örneğin bütün parçalardan daha büyüktür, ya da aynı niceliğe eşit nicelikler birbirlerine eşittirler) pekin bilgisini araştırma yoluyla ya da andırım yoluyla değil ama doğal olarak kazanan bir yetidir.’’

Ama eğer bunlar keyfi önsavlar iseler, o zaman karşıtları da eşit hakla geçerli önsavlardır, ve üzerlerine aykırı bir geometri, usdışı geometri modelleri kurulabilir. İmgelem buna izin verir.

Varsayımın (belitin) tanıtlanmış gerçekliğe yükseltilmesi onun kavramsal mantığı içersinde ortaya koyulmasıdır. Ancak en yakın mantıksal ilişki (karşıtların birliği) varsayımdan özgürdür, ve düşüncenin tanıtlamaya ulaşması yalnızca ve yalnızca yine bu kendi öz deviminin bilincini kazanması demektir.


GELİŞTİRİLİYOR