Ahlak

  • I. Amaç ve Sorumluluk
  • II. Niyet ve Gönenç
  • III. İyi ve Duyunç
  Tüze Felsefesi için Açıklamalar ve Sözlük
      Dizge: Nesnel Tin
    Video

Törellik

I. Aile

  • Evlilik
  • Ailenin Mülkü
  • Çocuklar

II. Yurttaş Toplumu
III. Devlet

Törellik

I. Aile
II. Yurttaş Toplumu

III. Devlet

Törellik

I. Aile
II. Yurttaş Toplumu
III. Devlet

  • Anayasa
  • Uluslararası Tüze
  • Dünya Tarihi
www.ideayayinevi.com
       
    Rousseau - Toplumsal Sözleşme / Çözümlemeler - Aziz Yardımlı

 



Caddebostan Kültür Merkezi, 1 Aralık 2011
Hegel'in Tüze Felsefesi
Tanıtlamanın bilgi için saltık önemi
 
     

Hegel'in Tüze Felsefesi'nin Zemini
Hegel'in modern Tin alanını (nesnel Tin) çözümlemesi tarihsel ya da kültürel bir çözümleme, göreli bir çözümleme olarak amaçlanmaz. Hegel'in modern dönemde Tarihin ereği olan özgürlük bilincine ulaşıldığını ilke olarak alması ölçüsünde, Tüze Felsefesi nesnel tin alanının kavramlarının saltık çözümlemesini amaçlar. Buna karşın, Hegel içinde yaşadığı çağdaş realitenin sınırlı gelişimini aşan çözümlemelerden kaçınır.

Felsefenin görgül gereç üzerine çözümleme olması ölçüsünde, nesnel Tin alanının çözümlemesi görgül gerecin gelişmişlik düzeyine bağımlıdır. Platon ve Aristoteles nesnel Tinin saltık çözümlemesini yapamadılar ve yapamazlardı çünkü kent-Devletinin kültürel, tarihsel, göreli bir çözümlemesini yapıyorlardı. Modern dönemin felsefesinin nesnel Tini çözümlemesi ancak tinsel realitenin ilkede insanın kılgısal gizilliğine karşılık düşecek bir düzeyde gelişmiş olması ile olanaklıdır.

  Kavram ve Realitenin birliği ussal olandır
İnsanın gelişimi açısından önemli olan nokta Kavramın ve Olgusallığın birliğidir. Eğer Kavram yerine insan özü ya da insan doğası terimini geçirirsek, gelişim insanın gizil doğasının edimsel doğası olması sürecidir. İnsan doğası insanın ussal, özgür, ve estetik doğasıdır ve bu homo sapienste bu doğa ilkin gizildir.

Asya'da Çin'in bütün bir tarihini nitelendiren despotik tini, Hindistan'ın doğa ayrımları üzerine kurulu kast dizgesi insanın tüzel, ahlaksal ve törel gerçekleşmesine izin vermez.

 

     

 

         
     
Hegel'in Felsefesinin Görgül Gereç İle İlgisi
Hegel'in politik felsefesi on dokuzuncu yüzyıla dek dünya-tarihsel deneyimin bir çözümlemesidir. Hegel felsefenin yalnızca var olan ile ilgilendiğini kabul eder, oluş sürecinde olan ile değil.

Tüze Felsefesi Hegel'in "Nesnel Tin" olarak adlandırdığı Hak alanının tarihsel olmayan bir çözümlemesinin olanağını kabul eder. Felsefe İdea ile ilgilenir, ve kavramın çözümlemesi realitenin de çözümlemesidir. Hegel hiç kuşkusuz Helenik edimselliği çözümleyen Platon ve Aristoteles'ten daha iyi durumdadır. Ama 18 yüzyıl Avrupası Hak ideasına tüm haklarını vermiş görünmez. Minerva'nın kuşu uçuşunu biraz erken yapmış görünür.

  "Die philosophische Rechtswissenschaft hat die Idee des Rechts, den Begriff des Rechts und dessen Verwirklichung zum Gegenstande." (Einleitung, § 1)

"Felesfi Tüze Bilimi Hak İdeasını, Hak Kavramını ve bunun Edimselleşmesini konu alır." (Giriş, § 1).

Hak İdeası kavram ve olgusallığın birliğidir. Burada içerik yalnızca soyut Hak kavramı değil, ama ayrıca onun edimselliğidir. Kavramın realite ile ilişkisi sorusu başından yanıtlanır. İdea yalnızca soyut kavram değil, ama ayrıca onun olgusallığıdır. Bu düzeye dek felsefenin deneyim ile ilişkisi sorusunun kendisi gereksizleştirir, daha doğrusu yeri Hegel'in çözümlemesinin tarihsel-kültürel olmanın ötesine geçip geçmediği sorusu tarafından alınır. Hegel modern dönemin "İdeanın tüm belirlenimlerine ilk kez haklarını verdiğini" düşünür. Klasik-Helenik dönemde İdeanın tüm belirlenimleri haklarını kazanmaz, çünkü Özgürlük kavramı realitede hakkını almaz, insanlığın bir bölümü köle olarak kalmayı sürdürür. Modern dönem törel olarak Reformasyon tarafından belirlenen evrensel duyunç ve istenç özgürlüğü dönemidir, ve bütün bir tarihte evrensel özgürlük kavramının ilk kez bilince çıktığı dönemdir. Ve böylece ilk kez edimselliğe çıktığı dönemdir. Hegel Tüze Felsefesi'ni yazabilecek bir koşulda durmaktadır. Ve gene de bunu yaparken bile kendi zamanının deneyimine bağlıdır ve onun sınırlarını aşmayı istemez. Ve çağ bir oluş çağı idi, kendini Minarva'nın incelemesine sunmak için biraz daha zamana gereksinimi vardı.

 

     

"§ 137 Gerçek Duyunç kendinde ve kendi için iyi olanı isteme yatkınlığıdır ... ; Duyunç
yalnızca istencin etkinliğinin biçimsel yanıdır."

         


 
Yurttaş Toplumu Modern Toplumdur
Toplum duygusal-törel birlik olarak Aileden ve ulusal birlik olarak Devletten ayrı olarak insanların ekonomik gereksinimlerine bağlı birlikleridir. Yurttaş toplumu genel olarak uyrukların değil ama yurttaşların toplumudur. Yurttaş ön-modern toplum biçimlerine ait efendi-köle, lord-serf, despot-kul ilişkilerinden ayrı olarak kendisi gibi özgür bireyler ile ilişki içindedir. Yurttaş özgür bireydir. Yurttaşın özü Özgürlüktür — insanın "doğal olarak özgür doğduğu" gerçeğinin bilinci ve istenci. Bu Modern Dönemin belirlenimidir, ve dünya bilincinin bütünsel dönüşümünü gerektirdiği ölçüde Yurttaş Toplumunu bir oluş süreci yapan etmendir. Modern Yurttaş Toplumu bütününde insanın eksiksiz gelişimine izin veren biricik toplum biçimidir. Özgürlük İdeanın tüm belirlenimlerine — ve hiç kuşkusuz ayrıca estetik, etik, entellektüel belirlenimlerine — haklarını veren modern dünyaya aittir. Modern dünya Usun Us olarak bilgisinin dünyasıdır.
YURTTAŞ TOPLUMU (MODERN TİN)
 
     

Gelişimin Olanağı
Modern dünyanın karakteri yeni olmaktır dendiği zaman, bu dinamik anlamda, bir süreç olarak, kesintisiz yenileşme olarak düşünülmelidir. Yenilik ilkesi dinamiktir çünkü yeni olmak yalnızca kendinde eskime olanağını taşımak, ortaya çıkar çıkmaz kendini eskitmek, ve bir kez daha yerini yeni olana bırakmaktır. Modern toplum bir süreç, modernleşme sürecidir, çünkü onda insan gizilliği tüm dışsal belirlenimden özgürdür dinsel belirlenimden, monarşik despotizmden, şu ya da bu diktatörlükten. Özgürlük belirlenimsizlik değil ama öz-belirlenim, kendini kendi giziliği ile uyum içinde belirlemedir. Böyle ereksel süreç gelişimdir, ve Yurttaş Toplumunun karakteri insanın tüm gizilliğinin edimselleşmesi yolunda onu durdurabilecek hiçbir engelin olmamasıdır: Özgür İstenç saltık kılgısal güçtür.

 

 

 

     

 

         


 

Başkacıl Bencillik
Yurttaş toplumda ilkin mülkiyet iyesi olarak davranır ve başka yurttaşlar ile sözleşme ilişkisi içindedir. Kavramsal olarak alındığında, İstencin kendini dolaysız kipte göstermesi istencin salt kendinde olması ve kendi ile ilişki içinde olmaması, kendini nesne yapmaması, Duyunç olarak davranmamasıdır. Bu kipte davranan tüzel Kişi henüz moral Öznenin karakterini taşımaz, Duyunç belirleniminin gerisindedir, ve onu bencillik olarak gösteren şey bu moral karakter eksikliğidir. Dolaysız istenç Soyut Hak alanında Mülkiyet kavramıdır, ve İstenç bu kipte henüz ahlaksal İstenç değildir. Mülkiyetin ilk mantıksal açınımı Sözleşmedir. Soyut Hak alanına ait olan Sözleşmede yine dolaysız İstençler karşı karşıya gelir, ve bu soyut alış-veriş ilişkisinde yanlar birbirleri için yalnızca birer araçtırlar, iki yan da kendi gönenç ve iyiliğinin peşinde iken buna ancak başkalarının gönenç ve iyiliğini sağlarken ulaşabilir.

  YURTTAŞ TOPLUMU (MODERN TİN)
 


 

Smith: Pazarın Görülmez Eli
Adam Smith için birinin kendi çıkarını izlemesi başkaların çıkarı için kaygılanmasından daha yararlıdır. Bu Yurttaş Toplumunun moral niteliğinin anlatımıdır.

Bu tikelcilik etmeni Platon'dan Rousseau'ya, Hegel'e Yurttaş Toplumunun evrensel etmen tarafından dengelenmesi gereken problemi olarak görüldü. Platon onu ideal devletinde bireyselliği aşağı yukarı bütünüyle yok ederek çözerken, modern ussalcılarda her iki momentin de zorunluğu tanınır. Liberalizm 'özgürlük öğretisi' anlamına gelse de, bu anlatım bütünüyle uygun değildir ve öğreti bireysel istenci evrensel istenç pahasına vurgular. Liberalizm tikel istencin özgürlüğünü doğrular ve evrensel momentin bir enaza indirgenmesini ister.

  YURTTAŞ TOPLUMU (MODERN TİN)
 
     

Aile ve onunla karşıtlık içinde olan Yurttaş Toplumu Hegel'in Mantık Dizgesinde evrenselin ve tikelin mantıksal ilişkisi içinde dururlar. Aile ilktir, dolaysız olandır (dolaysız doğal Tin), ve kendini Toplum ile karşıtlık içinde belirler. Nesnel Tin alanı mantıksal olarak Öz alanı ile koşut olduğu için, burada momentler arasındaki ilişki görelilik, karşılıklı birliktelik ilişkisidir. Öte yandan Aile Öz kategorisine, Yurttaş Toplumu ise Görüngü kategorisine karşılık düşer. Yurttaş Toplumu Ailenin Görüngüsüdür. Modern Ailenin Üyesi ancak kendinde Kişidir, çünkü Özgür İstenç taşır, Yurttaş Toplumu alanında Mülkiyet iyesidir, sözleşmelere girebilir.

 

 

 

     

 

         
     

Aileden Yurttaş Toplumuna Geçiş
Aile kendi kavramı gereği bir Aileler çoğulluğuna dağılır ve bu birimlerin her biri bağımsız birer istenç olarak karşılıklı istenç ilişkileri içinde varolur. Aile içinde birer 'üye' olan Çocuklar erginlik yaşında kendi özgür Duyunç ve İstençleri ile kendileri birer Kişi olurlar ve kendi Ailelerini kurarlar. Bu çoğulluk modern Aile kavramına uygun olarak modern toplum, Yurttaş Toplumudur.

Yurttaş ilk olarak tüzel Kişidir, daha önceki köle, kul, serf biçimlerinden ayrı olarak özgür Duyunç ve İstenç taşıyan Bireydir. Yurttaş Toplumunun karakteri modern Bireyin bu özgür karakteri tarafından belirlenecektir. Yurttaş Toplumu bir Yurttaşlar, bir tüzel Kişiler toplumudur, ön-modern uyruk biçimlerinden ayrı olarak, Kişi olarak Yurttaş mülkiyet, sözleşme ve yasa ilişkilerine girer. "Kişi, bir gereksinimler bütünü olarak ve doğa zorunluğunun ve özencin bir karışımı olarak, Yurttaş Toplumunun ilkelerinden biridir" (§ 182).

Yurttaş ikinci olarak özgür Duyunç ve üçüncü olarak Politik İstençtir.

 

"Devlet değişik kişilerin bir birliği, salt ortaklık olan bir birlik olarak tasarlandığı zaman, bununla denmek istenen şey yalnızca Yurttaş Toplumunun belirlenimidir." (§ 182, Ek).

Yurttaş Toplumu ve Yasa arasındaki ilişki onu Devlete bağlayan moment olarak görünür.

Tikellik Sorunu
Yurttaşın dolaysız İstenç olarak davranması, ya da "tikelliğin bağımsız gelişimi" bir yandan bencilliğe (hırs, anamalcılık) ve ona bağlı törel bozulmalara, yozlaşmalara götürürken, öte yandan bireyselliğin hakkının geri alınması için gerekçe olarak kullanılır (toplumculuk, ortaklaşacılık). Çözüm uzlaşma, tikelliğin ve evrenselin birliğidir -- tikel istencin ve ussal evrensel istencin birliği. Kişinin Yurttaşa gelişmesi ancak iç, moral gelişme ile olanaklıdır, ve insana hangi yoldan olursa olsun dışsal olarak duyunç ve istenç dayatmak en sonunda olanaksızdır. "§ 186: Ama tikellik ilkesi kendini kendi için bütünlüğe geliştirmekle evrenselliğe geçer ve pozitif edimselliğinin gerçekliğini ve hakkını ancak bunda bulur."

Platon'un Devlet tasarı Özgürlüğü ve İstenci bütününde ortadan kaldırmak ve evrenselin denetimi altına almak zorunda kaldı. Helenik Kişi için Özgürlük tikel idi, evrensel değil, ve bu onun İstencini Özenç yapan etmendir.

Yurttaş kavramı gerçekliğini ancak evrenselliğinde bulur ve evrensel olmaksızın olanaksızdır. Helenik Kentte hiç kuşkusuz Yurttaşlar vardı, ama Yurttaşlığın kendisi evrensel bir kategori değildi ve nüfusun bir bölümünü, köleleri ve kadınları özgür olarak görmüyordu. Yurttaşlık modern dönemin başlangıcında da ancak aşamalı olarak evrensel karakter kazandı.

     

§ 185
"Kendi için tikellik bir yandan gereksinimlerinin, raslantısal özençlerinin ve öznel keyfiliğinin tüm yanlara yayılan doyumu olarak yararlanımlarında kendi kendisini ve tözsel kavramını yokeder; öte yandan, sonu gelmeyen uyarılar altında durduğu ve baştan sona dışsal olumsallığa ve özence bağımlı ve evrenselliğin gücü tarafından kısıtlı olduğu için, zorunlu gereksinimlerin olduğu gibi olumsal gereksinimlerin doyumu da olumsaldır. Bu karşıtlıklar ve bunların karışıklıkları içinde, Yurttaş Toplumu bir sefahat ve sefillik ve ikisine de ortak fiziksel ve törel çürüme gösterisi sergiler."

"Tikelliğin bağımsız gelişimi (bkz. § 124 Not) kendini eski devletlerde başgösteren törel bozulma olarak ve çöküşlerinin en son zemini olarak gösteren kıpıdır."




Yurttaş Toplumunda Sefahat ve Sefillik
Yurttaş Toplumu ilkin Hakkın ve İstencin dolaysızlık kıpısı tarafından belirlenir. Serflikten ve Kulluktan henüz çıkmış olan Yurttaş eski kültürünün hamlığı ile olduğu gibi yeni kültürünün hamlığı ile de yüklüdür. Eski kültürü ona henüz Duyunç yeteneği kazandırmamış olan boyun eğme kültürü, ve yeni kültürü henüz eşit ölçüde duyunçsuz olarak kendini ileri sürme kültürüdür. Özgürlüğün bu ahlak kıpısından yoksun ya da ahlaksız biçimi modern tine geçişte her tür tinsel bozukluğun da eşlik ettiği aşamadır estetik, etik ve entellektüel.
    YURTTAŞ TOPLUMU (MODERN TİN)
 
Tüze Felsefesi'nin ilk bölümü olan Soyut Hak alanının 'Kişi'si henüz moral ve törel insan değildir. Bir soyutlamadır, ama pekala bu soyutluğu içinde reel olabilir ve ahlaksal ve törel belirlenimlerden yoksun düşüncesiz İstenç olarak davranabilir. Ve davranır. "Kendi için tikel erek olarak varolan ve bir gereksinimler bütünü ve doğa zorunluğunun ve özencin bir karışımı olan somut Kişi Yurttaş Toplumunun ilkelerinden biridir."  
     
Yurttaş Toplumunun bu ilk karakteri Helenik kent-devletinde Platon'un ortadan kaldırmayı istediği yandı. "Tikelliğin bağımsız gelişimi (bkz. § 124 Not) kendini eski devletlerde başgösteren törel bozulma olarak ve çöküşlerinin en son zemini olarak gösteren kıpıdır." Platon tikelliğin denetlenmesini onun ortadan kaldırılmasında buldu. Önerisinin ütopik ya da ideal olmasının nedeni tikelliğin ortadan kaldırılması ile evrenselin kendisinin de ortadan kalkması gerçeğinde yatar. Platon'un felsefesinde evrensel bireysel özgürlük kavramını bulamayız, ve bu yoksunluğun çıkarsamalarını kölelik kurumunun sürdürülmesi, özel mülkiyetin ve ailenin ortadan kaldırılması şemasında görürüz. Platon İstenci tek bir noktada, filozof kralda yoğunlaştırır. İnsan özsel olarak ussal bir varlık olduğuna göre, birey kendini tüm hakkı, özgürlüğü içinde ileri sürer, istencini tüm sınırsızlığı içinde geliştirir. Herhangi bir yetkeye gereksinimi yoktur çünkü kendi Duyuncu ve İstenci ussal oldukları düzeye dek saltık yetkedir.  

 

 

     

 

         


Tikellik
İstencin belirlenimi onu ilkin görelilik alanına düşürür ve burada İstenç her belirlenime yeteneklidir. Evrenselden soyutlanmış Tikellik bir toplumsal bozulma ve dağılma etmeni iken, Tikelin kendisinin bastırılması insan doğasının gelişiminin olumsuzlanmasında sonuçlanır. Tikel İstenç ancak kendini evrensel İstenç olarak da belirlediği zaman gerçek hakkını kazanır. Birey bu gelişime yeteneklidir ve onun zorunluğu altında durur. Evrenselin gelişimi evrenselin bilincidir: "Tüm insanlar özgür doğar." Birey başkalarının da birer Birey olduklarını anlamaya yeteneklidir ve bunun zorunluğu altında durur.
    YURTTAŞ TOPLUMU (MODERN TİN)
 
     

Mantıksal olarak, soyut, belirlenimsiz Evrensel ilkin tikel ile karşıtlık ilişkisi içindedir. Başka bir deyişle, kendi olumsuzu ile birdir, ona geçer, ve onda kendine geri döner ve kendi olumsuzu ile birliği olarak Tekilliktir. Evrenselin belirlenimsizliği ile karşıtlık içinde, Tikellik belirliliktir, böylece ilişki, görelilik, olumsallık alanında durur. Tikelliğin olumsallığını ve ona bağlı çıkarsamaları yenmek için bir kez daha geriye, soyut evrensele geri dönmek geçersizdir ve tam olarak bu geri dönüş Platon'un ideal devletinin karakteri idi. Tikellik başıboşluğunu ancak kendini evrensel ile özdeşleştirerek, onunla özsel birliğinin bilincine yükselerek yenebilir. Bu Dünya Tininin törel eğitim süreci, bugün yer almakta olan süreçtir.

 

İnsanlığın Duyunç yetisi onun üzerinde hiçbir yetkenin, hiçbir öğretmenin olmaması demektir. Neyin doğru, iyi, haklı olduğunu kendi için ancak insan yargılayabilir. Tikel kültürel insan henüz yarı insandır, özsel gizilliğinin bilincinde olmayan ve onu geliştirmemiş homo sapienstir.

 

     

 




Eğitim
Ancak ve ancak özgür Yurttaş eğitime, değişime, tüm gizilliğinin sınırsız gelişimine yeteneklidir. Kul değişmez, çünkü kendi istenci yoktur, kendi dışındaki istenç tarafından belirlenir, ve bu belirlenim içinde doyumludur.

Özgürlük bilincini kazanan Yurttaş değişimin başındadır, despotik bilincin tüm artığı ile yüklüdür, ve yeniden ve bütünsel olarak biçimlenmesi gerekir. Eğitimin ereği ve kavramı yalnızca Yurttaşlık bilincinin eksiksizleştirilmesi değil, ama insan doğasının bütünsel gerçekleşmesi, insanın entellektüel, etik ve estetik gelişiminin tamamlanmasıdır.

  YURTTAŞ TOPLUMU (MODERN TİN)
 



Evrensellik Ve Tikellik
Hegel'in politik felsefesi sık sık özgürlük ve despotizm, liberalizm ve yetkecilik karşıtlığının bakış açısından alınır ve onda hangi yanın ağır bastığı sorulur. Liberalizm soyut olarak görüldüğünde yetkeciliğin (evrensel momentin) tam bastırılması ve tikellik ilkesinin sınırsızca salıverilmesidir. Yetkecilik ise evrenselin saltık üstünlüğü uğruna tikellik ilkesinin bastırılmasıdır. Hegel'in yönteminde evrensellik ve tikellik momentleri böyle bir tek-yanlılık ilişkisi içinde duramazlar. Birey Devlet karşısında sanki Devlet yokmuş gibi saltık olarak özgür olamaz, ve Devlet Bireyi bastırarak ve ortadan kaldırarak Devlet olarak varolamaz. Tikelliğin sınırsız gelişimi Devleti ortadan kaldırır, ve Devletin saltık yetkesi bireyi ve dolayısıyla ona belirlenimini ve varlığını veren karşıt momenti yok eder. Tikel ancak Evrenselin dolaylılığı yoluyla Tekildir.

  YURTTAŞ TOPLUMU (MODERN TİN)


İlericilik, Gericilik
Hegel'in politik felsefesi realitenin bir çözümlemesi olduğu ölçüde ancak realitenin ilerici olması ölçüsünde ilericidir. Ve Hegel'in felsefesinde, aslında tüm ussalcı felsefede realite gelişim, oluş, akış sürecidir. Realitenin gelişimi düşüncesi ilkin realitenin ya da edimselliğin gelişmek zorunda olan gizil olarak ussal özünü varsayar. Hegel'in politik felsefesi için gelişim saltık ilkedir, ve Hegel'in çözümlemesinin geçerliği en sonunda dünya-Tininin ulaştığı gelişimin düzeyi üzerine dayanır. Tarihsel süreç bir yandan özgürlük ilkesinin bilincine ulaşma süreci olarak bütün bir realitenin gelişimidir; öte yandan henüz soyut olan, henüz yalnızca bilinçlerde olan ilkenin edimselleşmesi olarak modern dönemin kendi içinde yer almakta olan gelişimdir. Hegel kendi çağının realitesinin çözümlemesini yaptı ve geleceği ilgilendiren kurgular üretmedi.

 



Gereksinimler Devleti
İ

  YURTTAŞ TOPLUMU (MODERN TİN)
 


Modern Devlet Ve Bireysellik
Ussal genel İstenç bireysel istenci ortadan kaldırmaz. Tersine ona kendini bütünsel olarak geliştirme hakkını verir çünkü ussal evrensel istenç ussal bireysel istençten başka birşey değildir. Modern Yurttaş Toplumu kavramında bireyin sınırsız gelişme zemini kapsar, çünkü onun üzerinde kendi istencinden başka hiçbir istence izin vermez. Modern tin dini içsel bir duyunç sorunu olarak tanır, dışsal bir yetke olarak değil.

  YURTTAŞ TOPLUMU (MODERN TİN)
 


Evrensellik Ve Tikellik
Evrenselin tikeli bastırması evrenselin kendisinin de ortadan kalkışını getirir.

  YURTTAŞ TOPLUMU (MODERN TİN)
 


Helenik Devlet Ve Bireysellik
Helenik Kent Devleti bireysel özgürlüğün evrensel karakterinin bilincinde değildi. İnsan insan olarak özgür görülmüyor ve kölelik kurumu doğal sayılıyordu.Tikellik kendini ussal istenç değil ama özenç olarak gösterdiği için evrensel ile çatışma içindeydi.

  YURTTAŞ TOPLUMU (MODERN TİN)
 


www.ideayayinevi.com
25.01.2012