www.ideayayinevi.com
     

JEAN-JACQUES ROUSSEAU
TOPLUMSAL SÖZLEŞME
YA DA POLİTİK HAKKIN İLKELERİ

ÇÖZÜMLEMELER
AZİZ YARDIMLI

KİTAP 1
@İnsan Özü Gerçek Yasal Düzen İle Bağdaşır Mı?.
@Hak Ve Çıkar Özsel Olarak Bağdaşır.
@Türe Ve Yararlık Özsel Olarak Bağdaşır.

BÖLÜM I
BİRİNCİ KİTABIN KONUSU
@İnsan Özgür Doğar Ve Her Yerde Zincire Vuruludur.
@Efendi Köleden Daha Köledir.
@Hak Doğadan Gelmez, Tinseldir (Uylaşımsal).

BÖLÜM II
İLK TOPLUMLAR
@İlk Ve Biricik Doğal Toplum Ailedir.
@Çocukların Belirlenimi Babaya Boyun Eğmektir.
@Çocukların Bağımlılığı Gereksinimlerine Bağlıdır.
@İnsanın İlk Yasası Öz-Sakınım Yasasıdır.
@Us-Yaşı Özgürlük Yaşıdır.
@Grotius: Erk Yalnızca Yönetenlerin Yararınadır.
@Grotius, Bir Pozitivist Olarak, Hakkı Olgu (fait) İle Aklar Ve Bu Yol Tiranlar İçin En Yararlı Yoldur.
@Hobbes Da Grotius Gibi İnsanlığı Şef Ve Sürü Olarak Böler.
@Caligula: Ya Krallar Tanrılar Ya Da Halklar Hayvanlardır.
@Aristoteles Etkiyi Neden Yerine Alarak Köleliğin Doğal Olduğunu Düşündü.
@Kölelerin Korkaklıkları Onlara Köleliklerini Sevdirir.

BÖLÜM III
EN GÜÇLÜNÜN HAKKI
@Zor Fiziksel Bir Güçtür Ve Ahlak Yaratmaz.
KORKU İLE AHLAKSAL OLARAK DAVRANAN İNSAN ÖZSEL OLARAK AHLAKLI DEĞİLDİR.
@Zora Boyun Eğme Bir Zorunluk Edimidir, Bir İstenç Edimi Değil.
@Zor Hak Yaratmaz.

DİKTATÖRLÜKLER ANCAK AHLAKSAL BİLİNÇLERİ OLMAYAN HALKLAR TARAFINDAN KABUL EDİLİRLER VE HALKLARIN AHLAKSAL GELİŞİMİNİ DURDURURLAR.

BÖLÜM IV
KÖLELİK
@Grotius: Bir Birey Ya Da Bir Halk Özgürlüğünü Devredebilir.
@Özgürlüğünü Yadsımak İnsan Niteliğini, İnsanlık Haklarını, Ödevlerini Yadsımak Demektir.
@İstenci Ya Da Özgürlüğü Kaldırmak Eylemden Tüm Ahlakı Kaldırmak Demektir.
@Grotius: Kölelik Hakkı Savaşta Kazanılır.
@Grotius: Savaşta Yenen Yanın Yenilen Yanı Öldürme Hakkı Vardır.
@Savaşa İnsanlar Arasındaki Değil Şeyler Arasındaki İlişki Yol Açar.
@"Feodal Hükümet" Bir Oxymorondur.
@Savaş İnsanın İnsan İle Değil Devletin Devlet İle Bir İlişkisidir.
@Savaş Bile İnsan Haklarını Ortadan Kaldırılmaz.
@Savaşın Ereği Düşman Devletin Yokedilmesidir.
@Savaş Kitle Kıyımı Değildir.

BÖLÜM V
HER ZAMAN BİR İLK UYLAŞIMA GERİ DÖNMELİYİZ
@Azınlığın Çoğunluğa Boyun Eğmesi Yasasının Kendisi Bir Oybirliği Derecesinde Bir İlk Uylaşımı Varsayar.

Rousseau için tüm Hakkın, İstencin, Yasaların, genel olarak Devletin en son temeli bir ilk uylaşım olarak Toplumsal Sözleşmedir. Uylaşım insanlar arasında olabileceği gibi pekala olmayabilecek de olan bir ilişkidir ve Devletin bir ilk uylaşım üzerine dayanması onu olumsal birşeye indirger. Rousseau'nun Devlet kavramının geçersizliği bu temellendirmede yatar. Rousseau bir yandan nesnel bir kavramsal çözümleme yaparken, öte yandan sanki işlerin durumunun nasıl olması gerektiği konusunda kendi görüşlerini sunuyormuş gibi yazar. Onu eleştirenlerin, giderek diktatörlük önerisi ile suçlayanların da dikkat etmedikleri nokta bu ikinci tutumdur.

BÖLÜM VI
TOPLUMSAL BAĞIT
@Doğa Durumu Bundan Böyle Bireylerin Öz-Sakınımlarını Kendi Başlarına Sürdürmelerine İzin Vermeyecek Denli Ağır Bir Durumdur.
GEREKSİNİMLER TOPLUM DURUMUNUN KURULMASINI ZORUNLU KILAR
@Toplumsal Sözleşme Bireysel İstencin Ve Evrensel İstencin Özdeşliğidir.
@Birleşmede (Toplumsal Sözleşme) Birey Yalnızca Kendine Boyun Eğecek Ve Böylece Özgür Kalacaktır.
@Birleşmede (Toplumsal Sözleşme) Her Bir Birey Tüm Hakları İle Topluluğa Devredilir.
@Devretme Saltıktır, Hiçbirşey Saklı Tutulmadan Yerine Getirilir.
@Toplumsal Sözleşmede Her Bir Birey Kişiliğini Ve Tüm Gücünü Genel İstenç Altına Koyar.
@Toplumsal Sözleşme Olan Bu Birleşme ya da Kamusal Kişi Site [Cité], Cumhuriyet [République] ya da Politik Bütün [corps politique] Adını Alabilir.
@Devlet [Etat] Edilgin Birleşmedir.
@Egemen [Souvrain] Etkin Birleşmedir.
@Güç [Puissance] Kamusal Kişinin Başka Kamusal Kişiler Karşısındaki Adıdır.
@Halk [Peuple] Kamusal Kişide Birleşmiş Olanların Adıdır.
@Yurttaş [citoyen] Egemen Yetkeye Katılan Tekil Bireydir.
@Uyruk [sujet] Devletin Yasaları Altında Görünen Bireydir.

[Rousseau tüm bu bağıntılar için temel olarak Sözleşme kavramından yola çıkar. Bir Mülkiyet ilişkisi olarak Sözleşme olumsaldır, özence bağlıdır, ve Yasa ya da Devlet kavramını anlatmak için uygun değildir. Devletin Tüzenin ve Türenin birliği olması ölçüsünde, Rousseau'nun bağıntılarındaki uygunsuzluklar saptanacaktır.]

BÖLÜM VII
EGEMEN

@Egemen Yasaları Yapma Gücüdür.
@Egemenlik Toplumsal Sözleşmeden Türer Ve Onu Çiğneyemez.
@Egemen Başka Egemene Boyun Eğemez.
@Egemen Ona Katılan Bireylerden Oluşur.
@Egemen Onu Oluşturan Bireylere Zarar Veremez.
@Bireylerin Egemene Zarar Vermeleri Olanaklıdır.
@Genel İstenç Bireyin Yurttaş Olarak İstencidir.
Genel İstenç ya da Egemenin İstenci ortak iyiyi amaçlar. Tikel istençler tikel iyiyi amaçlar.
@Tikellik Evrensel İle Çatışabilir, Haklardan Ödevi Gözardı Ederek Yararlanmayı İsteyebilir.
@Tikellik Evrensele Boyun Eğmeye (Özgür Olmaya) Zorlanacaktır.

Genel İstenç yurttaşların ussal birliğidir. Genel İstenç ondan daha güçlüsü olmayan Egemendir. (Egemenin kavramı bir üst Egemeni dışlar.) Sorun reel Genel İstencin bir oluş süreci olmasıdır. Genel İstenç ussal yasal düzendir ve yasalar Tüze, Türe ve Törellik kavramlarına uygun realiteler kazanmak üzere değişim ve gelişim süreci içindedirler.

BÖLÜM VIII
YURTTAŞLIK DURUMU

@Doğa Durumu İçgüdüsel Hayvanlık Durumudur.
@Moral Durum Doğa Durumu İle Karşıtlık İçinde Belirlenir.
@Doğa Durumundan Yurttaşlık Durumuna Geçiş: İtkilerin Ve Fiziksel Dürtülerin Yeri Hak Ve Ödev Tarafından Alınır.
@Yurttaşlık Durumu İnsanı Doğa Durumunun Üzerine Yükselttiği Gibi Doğa Durumunun Bile Altına Düşürebilir (= İnsan Kötü Olabilir).

Kötülük insana özgüdür, Doğaya değil. Rousseau kültürel durumun insanın "duygularının soylulaşması" ve "bütün ruhunun yükselmesi" gibi belirlenimlerinin yanısıra genel olarak kötülük etmenini de kapsadığını kabul etmede güçlük çeker.
@İnsan Toplumsal Sözleşme İle 'Doğal Özgürlüğünü' Yitirir.
Doğal Özgürlük terimi bir oxymorondur. Doğa içgüdünün alanı iken, İstenç alanı Tindir. Doğal Özgürlük en iyisinden içgüdünün kısıtlanmamışlığı olabilir.
@Yalnızca İtkinin Dürtüsü Köleliktir.
@Yasaya Boyun Eğme Özgürlüktür.
@İyelik Mülkiyet Değildir; İyelik Zora, İlk Ele Geçirme Hakkı Üzerine Vb Dayanırken, Mülkiyet Pozitif Bir San [Tanıma] Üzerine Dayanır.
@Yurttaşlık Durumu Ahlaksal Özgürlük Durumudur.
Yurttaş Özgürlüğü (Sivil Özgürlük) kendi İstencinin anlatımı olan yasalara boyun eğmektir. Yurttaş kendi Hakkını bilen, istencinin Yasa olması gerektiğinin bilincini taşıyan bireydir. Despotik tinde Yasa despotun İstencidir, ussal olabilir ya da olmayabilir, ve bireye yalnızca boyun eğmek düşer. Yurttaş Toplumunda birey kendi Duyunç ve İstenci ile Egemen olan özgür insandır. Ancak özgür insan, ancak kendi duyuncu ve istenci ile eylemde bulunan insan moral bir varlıktır. Serf, Kul ve Kölenin kendi duyuncu, kendi istenci yoktur.

BÖLÜM IX
GERÇEK MÜLK

@Devlet, Toplumsal Sözleşme Temelinde, Tüm Mülkiyetin Efendisidir.
Mülkiyet saltık değil, görelidir, ve Devletin onun güvencesi olması aynı zamanda onu Devletin gücü altına düşüren etmendir.
@Her İnsanın Onun İçin Zorunlu Olan Herşey İçin Doğal Bir Hakkı Vardır.
@Toprak Üzerinde İlk Ele Geçirme Hakkının Koşulları: a) Sahipsizlik; b) Nicel Sınırlanmışlık; c) Emek.
Rousseau'nun belirlenimleri normatiftir, 'gerek' imlerler.
@Bireylerin Mülkiyetlerini Topluluğa Devretmeleri Mülkiyetlerinin Gaspı Değil Ama Onun Güvencesidir: Mülkiyetin Devri Mülkiyetin Kazanılmasıdır.
@Toplumsal Sözleşme Doğal Eşitsizliği Moral (Tüzel) Eşitlik İle Değiştirir.

KİTAP II
BÖLÜM I
EGEMENLİĞİN DEVREDİLEMEZLİĞİ

@Genel İstencin Ereği Devletin Güçlerini Ortak İyi Uğruna Yönetmektir.
@Toplumun Olanağı Ortak Çıkarın Varlığıdır.
@Egemenlik Genel İstencin Uygulamasıdır Ve Bu Nedenle Temsil Edilemez: İstenç Devredilemez.
@Tikel İstenç Genel İstenç İle Çelişebilir.

BÖLÜM II
EGEMENLİĞİN BÖLÜNEMEZLİĞİ

@Egemenlik Bir Bütün Olarak Halkındır (Ulusundur), Onun (Sınıfsal, Etnik Ya Da Dinsel) Bir Bölümünün Değildir.
@Egemenlik Nesnesine Göre De Bölünemezdir.
@Egemenlik Yasama Gücü Ve Yürütme Gücü, Vergilendirme, Türe Ve Savaş, İç Yönetim Ve Dış Politika Gücü Gibi Alanlara Bölünemez.
@Tüm Güçler Egemen Gücün Kendisinin Altgüdümlü Belirlenimleridirler.

BÖLÜM III
GENEL İSTENÇ YANILIR MI?

@Herkesin İstenci Özel Çıkarı Gözetirken Genel İstenç Ortak Çıkarı Gözetir.
@Bölüngülerin 'Genel İstençleri' Genel İstenç İle İlişki İçinde Tikel İstençlerdir.
@Tikel (Bireysel) İstençler Ne Kadar Çok İse, Bölüngüler (Parti İstençleri) Ne Kadar Az İse, Genel İstenç O Kadar Etkilidir.
@Tek Bir Partinin Egemenliği Genel İstenci Ortadan Kaldırır, Tikel Görüş Egemen Olur.
@Devlette Hiçbir Parti Bulunmamalı, Her Bir Yurttaş Kendi Tikel Görüşünü Anlatmalıdır.
Rousseau'nun bakış açısı tikel istençlerin despotizmine karşı bir önlem getirme kaygısı tarafından belirlenir. Tikel İstençlere güvensizlik Egemenin bir temsil konusu olmaması gerektiği görüşü ile birlikte gider. Rousseau'nun bu kaygılarının zemini yurttaşlık bilincinin reel geriliğinden kaynaklanır. Rousseau yurttaş toplumunun feodalizmden henüz kurtulmakta olan başlangıç evresini onun her zamanki durumu olarak alır. Anayasa (Genel İstenç) altında durmaları koşulu ile tikel istençler olarak politik partilerin tekil bireylerin temsilcileri olmaları halkın politik olgunlaşmışlığını gerektirir.

BÖLÜM IV
EGEMEN GÜCÜN SINIRLARI

@Toplumsal Sözleşme Devlete (Kamusal Kişi) Tüm Üyeleri (Özel Kişiler) Açısından Gerektiğinde Zorlayıcı Olmalıdır.
@Toplumsal Sözleşme Devlete Tüm Üyeleri Üzerinde Saltık Bir Güç Verir (Egemenin Gücü).
@Yurttaş Egemene Karşı Ödev Yükümlülüğü Altında Durur.
@Egemen Yurttaşa Karşı Usdışı Bir Yükümlülük Dayatamaz.
@Ödev Aynı Zamanda Bireyin Kendine Karşı Da Ödevidir.
@Genel İstenç Her Zaman Haklıdır Çünkü Ussaldır.
@Yurttaş Toplumunda Eksiksiz Hak Ve Ödev Eşitliği Vardır.
@Genel İstenci Genel Yapan Şey Bireylerin Sayısı Değil Ama Ortak Çıkardır.

BÖLÜM V
YAŞAM VE ÖLÜM HAKKI

@Toplumsal Sözleşmenin Yaşam İçin Güvence Olması Ölçüsünde Ölüm-Kalım Sorunu Genel İstencin Kararını İlgilendirir.
@Ölüm Cezası Ancak Suçlunun Politik Bütün İçin Tehlike Ve Düşman Olması Durumunda Verilmelidir.
@İyi Yönetilen Devlette Cezaların Azlığının Nedeni Bağışlamaların Çokluğu Değil Ama Suçların Azlığıdır.

BÖLÜM VI
YASA

@"Yalnızca Ustan yayılan bir evrensel Türe vardır."
Türe İdeası ya da İdeali tarihsel süreç boyunca varolan tüm insan eşitsizliğinin gizil bir haksızlık olduğu yargısına götürür. Gerçek özüne gelişmiş insanlık durumunda eşitsizlik ve onun anlatımı olan haksızlık olanaksızdır.
@Yasa Halkın Halk Üzerindeki Genel İstencidir.
@Özgürlük Kendi İstencinin Anlatımı Olan Kendi Yasasına Boyun Eğmektir.
Özgürlük bir seçme sorunu değil, ussal olanı belirleme sorunudur. 'Seçme özgürlüğü' bilgisiz doğal bilincin kaprisi, keyfi istencidir ve kavramsal olarak eğitimsiz bilinç bundan daha iyi bir özgürlük düşüncesi taşımaz. Yasalar bir halkı özgürleştiren, onu sözcüğün gerçek anlamında uygarlaştıran güçlerdir. Kentlileşme ussal yasa toplumuna geçiş, doğal insanın uygar insan karakterini kazanması, aslında ilk kez insan kavramına uygun bir karakter kazanmasıdır.
@"Yasalar Tarafından Yönetilen Her Devlet Cumhuriyettir" [Sonraki Kitapta Açıklanacak].
@"Yasalara Boyun Eğen Halkın Onların Yaratıcısı Olması Gerekir."
@Halk Bilgisizliğinden Ötürü Yasamacı Olamaz.

BÖLÜM VII
YASAMACI

@İdeal Bir Yasamacı Bulmak Neredeyse Olanaksızdır.
@"İnsanlara Yasalar Vermek İçin Tanrılar Gerekecektir."
@Yasaları Hazırlamak Bir Uzmanlık İşi Olsa Da, Onları Onaylamak Genel İstence Aittir.

Yasama gücü Genel İstencin tikel bir anlatımıdır. Yasalar Genel İstencin 'temsilcisi' (meclisler) tarafından seçilen kurullar, komisyonlar vb. tarafından yazıya geçirilir ve aynı 'temsilci' tarafından onaylanarak yasalar olurlar.
@Halkın Yasalara Boyun Eğmesini Sağlamak İçin Göğün Yetkesi Gerekmiştir.
Bu olgu ön-modern despotik devleti ilgilendirir. Modern devlette yurttaş yasada yalnızca kendi istencine boyun eğdiğine göre Göğün işe karışması, bir korku ya da baskı etmeni gereksizleşir. Rousseau'nun yasa için dışsal yetke kaygısı modern ussal devlet için gereksizdir. Öte yandan, yasaları hazırlamada yatan teknik güçlükler Genel İstenci ilgilendirmezken, onların onaylanması ya da reddedilmesi bir güçlük sorunu değil, bir moral sorunudur. (Yasamanın güçlüğü üzerine sözlerine karşın, Rousseau'nun kendisi Polonya ve Korsika'nın daveti üzerine bu iki devlet için anayasalar yazma görevini üstlendi. Ama anayasalar yürürlüğe girmeden Polonya paylaşıldı ve Korsika ilhak edildi.)

BÖLÜM VIII
HALK

@Her Halk Yasa Egemenliğini Kabul Etmeye Uygun Değildir.
@Halkın Töreleri Ve Alışkanlıkları Ne Denli Köklü Ve Güçlü İse Onu Yasa Düzenine Yükseltmek O Denli Güçtür.
@Bir Halk Ancak Gençliğinde Yasa Egemenliğini Öğrenebilir.
@"Ruslar Hiçbir Zaman Gerçekten Uygarlaşmayacaklardır, Çünkü Çok Erken Uygarlaşmışlardır."
Despotik kültürden Yurttaş Toplumuna geçiş eski kültürün ortadan kalkmasını gerektirir ve bir kültürde bölümsel dönüşüm olanaklı değildir, çünkü kültürel yapı dizgesel bir bütündür (örneğin Hıristiyanlık bileşeni Roma İmparatorluğunun bütünsel ortadan kalkışını gerektirdi, ve Osmanlı İmparatorluğunun modernleşme çabaları İmparatorluğun ortadan kalkmasında ve Cumhuriyetin ortaya çıkışında, bütünsel bir kültürel dönüşümde sonuçlandı). Çin, Hindistan, Rusya gibi Asyatik kültürler daha öte değişmelerini ve gelişmelerini olanaksız kılacak denli köklü, sağlam ve, katılaşmış yapılardır. (Ortadan kalkış bir eğretileme değil ama edimsel olarak yok olmadır ve böyle olarak yeni olanın ortaya çıkışının olanağını sağlar. Dönüşüm salt değişim değil ama bütünsel değişim, başkalaşımdır. Rusya, tam olarak Rousseau'nun belirttiği gibi, hiçbir zaman gerçekten uygarlaşmamış, yalnızca despotizmin türünü değiştirmiştir. Rousseau'nun Rusya ile ilgili olarak bu bölümde verdiği daha öte tahminler de tarihsel olarak doğrulanmıştır. Şimdi sınanmayı bekleyen görüşü "Tatarlar" ile, daha doğrusu çağdaş Çin ile ilgili olanıdır. Despotik bir süper gücün olanaklı olduğunu biliyoruz.)

BÖLÜM IX
HALK (2)

@Bir Devletin Toprak Büyüklüğü Onun Yönetimini Güçleştirir [Ve Gene De Güçlüklere Yol Açan Koşullar Düzeltilebilir].

BÖLÜM X
HALK (3)

@Toprak Genişliği Ve Nüfus Büyüklüğü Arasında Bir İyi Denge Olmalıdır.
[Rousseau'nun Savaşların Nedeni Arasında Saydığı Bu Koşul Da Saltık Değildir].
@"Yasama İşini Güçleştiren Şey Kurulması Zorunlu Olandan Çok Yokedilmesi Zorunlu Olandır."
@"Avrupa'da Henüz Yasamaya Yetenekli Tek Bir Ülke Vardır: Bu Korsika Adasıdır."
Bunun niçin böyle olduğu belirsizdir. Korsikalı Napoleon Fransa'nın adayı ilhak ettiği 1769'da doğdu ve Korsika ancak Napoleon üzerinden "Avrupa'yı şaşkına çevirdi."

BÖLÜM XI
ÇEŞİTLİ YASAMA DİZGELERİ

@Yasama Dizgesinin En Büyük İyi Olarak Ereği: Özgürlük Ve Eşitlik.
@Eşitlik Güç Ve Varsıllığı Değil, Yasa Önünde Eşitliği İlgilendirir.
@Güç Tüm Şiddeti Dışlamalıdır.
@Varsıllık Açısından Yurttaşlar Arasında Büyük Ayrımlar Olmamalıdır.
@Eşitsizliğe Eğilim Yasama Yoluyla Durdurulmalıdır.
[Rousseau varsıllığın toplumsal paylaşımını bir yasama konusu olarak görür. Genel İstenç egemendir ve üzerinde hiçbir güç yoktur. Sınıf politik değil ekonomik bir kavramdır: Yasama istenci yurttaşın istencidir, sınıfsal bir konumun değil.]
@Ulusların Kültürel, Coğrafi Ayımlarına Bağlı Olarak Yasamaları Da Değişiklikler Gösterir.
Gene de yasamanın coğrafya, kültür vb. ile ilişkisi özgürlük ile, Evrensel İnsan Hakları ile ilişkisi karşısında ikincildir ve yasama süreci evrensel olarak bu sonuncuyu, İdeal Tüzeyi erek olarak alır.

BÖLÜM XII
YASALARIN SINIFLANDIRILMASI

@1) Politik Yasalar, Ya Da Anayasa.
Tikel Anayasalar tarihsel birer fenomen olan ulusların karakterleridir, bu düzeye dek göreli kültürel ayrımlar gösterirler. Gerçek Anayasa bu tikelliklerin üzerinde evrensel ussal karakter taşır, ve tüm tikel Anayasaların ereğidir. Rousseau içinde yaşadığı tarihsel dönemin gelişim düzeyinin sınırları içinde düşünür.
@2) Yurttaşların Birbirleri İle Ve Devlet İle İlişkilerini Düzenleyen Yurttaşlık Yasaları.
@3) Ceza Yasaları.
@4) Bir Ulusun Törel Karakteri Yasalarının Karakterini Etkiler.

KİTAP III

BÖLÜM I
GENEL OLARAK HÜKÜMET



 

KİTAP III

BÖLÜM I
GENEL OLARAK HÜKÜMET

Okuru bu bölümün özenli bir o

 

     

 

       

 

        The Discourse on Inequality hammers on the idea that property, and material inequality, are the root cause of human misery and evil. in Chapter 11 of The Social Contract, he argues that gross material inequality can put liberty up for sale. Nonetheless, Rousseau is equally insistent on defending our right to private property.


www.ideayayinevi.com
25.01.2012