www.ideayayinevi.com

 


Hegel'in felsefesinde Logos insan Usunda belirli varoluş kazanır. Doğa olarak İdea reel Doğada belirli varoluş kazanır. Tin olarak İdea insan bilincinde belirli varoluş kazanır.

Doğa kendinde Ustur. Doğa kavramsal olarak, soyut belirlenimlerin bir dizgesi olarak, ideal olarak düşünüldüğünde ilk olarak erekseldir. Ve Doğada İdea kendine dışsaldır.

       

Uzay Doğanın ilk kategorisidir ve Hegel'in dizgesinde Logos çözümlemesini izleyen ilk kavram olarak olumsuz çıkarsaması dışında bütünüyle belirlenimsizdir. Uzay kavramında ilkin olumsuzlanmış ya da negatif Logos dışında hiçbir belirlenim yoktur. Uzay böylece dolaysızlığı, soyutluğu, ilişkisizliği, ilgisizliği içinde arı olumlu olarak görünür. Bu Uzayın analitik, e.d. yalıtılmış tasarımıdır, çünkü bu arılığın tersine Uzay kavramı belirlidir, çünkü başka birşey değil ama Uzaydır. Uzay bu kendi karakterini ilkin çıkarsanması yoluyla, ikinci olarak kendisinin tüm daha öte çıkarsama için başlangıç olması yoluyla kazanır.


Uzayı ancak karşıtlığı ile ilişkisi içinde anlayabiliriz: Eğer Logos/Us idealite olarak görülürse, Uzay realitedir; eğer Logos arı içsellik olarak görülürse, Uzay arı dışsallıktır. Uzayı kendisinden başka birşeyin terimlerinde düşünmek, onu tanımlamayı, tasarımlamayı istemek geçersizdir, çünkü bu girişimler Uzayı Uzaydan başka birşey yapmada sonlanırlar. Uzay kendisidir ve Uzay için söylenebilecek başka herşey yalnızca onun bağıntısı, mantığıdır. Uzay mantıksal doğasında Varlık gibidir, kendisinden çıkarsanan başka herşeye, genel olarak Doğa alanına olduğu gibi genel olarak Tin alanına da katılır, doğal ve tinsel herşeyin zeminidir. Uzayın mantıksallığı onun olumsuz karakterini, kendi başkası olma karakterini anlatır.


Uzayın birbiri dışındalık olması onu süreklilik ve kesiklik momentlerinin birliği yapar. Bu arı Nicelik belirlenimsiz olarak, sınırlanmamış olarak, uzamsız olarak görüldüğünde Newton'ın "saltık Uzay" dediği soyutlamadır. Göreli Uzay ya da ilişkili Uzay, sınırlanmış, olumsuzlanmış Uzay daha yüksek bir kategoridir, çünkü belirli ve böylece içeriklidir.

Uzay kendinde-Varlık kavramına karşılık düşerken, burada Uzayın belirli-Varlığı (Dasein) onun olumsuzuk yanıdır. Mantıksal kendi-için-varlık kıpısı bu iki kıpının birliği olarak, "uzayın olumsuzlanması" olarak Noktadır. Nokta, Leibniz'in monadları gibi, bir kendi-için-varlık olarak kendini sonsuzluğa çoğaltır. Modanlar monadı soyut, belirlenimsiz Uzayın kendisidir.
"Uzay öyleyse noktasallıktır [Punktualität]; ama nokta bir hiçlik olduğuna göre, eksiksiz sürekliliktir." (§ 254, Ek.)

     

Uzayın soyut birbiri dışındalığı (die abstrakte Allgemeinheit ihres Außersichseins) Uzay kavramının etimolojisi için en uygun belirlenimlerden biridir — belirsizce uzama. Türkçe sözcüğün kökeni Uzayın daha şimdiden birbiri dışındalık olarak alındığını gösterir. Uzay bu belirlenimi içinde saltık olarak süreklidir — arı Nicelik.


Uzayın ilk belirlenimi olarak Nokta Uzayın saltık olumsuzu ya da saltık olumsuzlanmasıdır. Nokta Varlık olarak Uzayın Yokluğu gibidir, çünkü Nokta hiçbir boyut kapsamaz. Saltık hiçliktir, Uzay ile ilişkisi yalnızca onun dışlanması, olumsuzlanması, ama Uzayda koyulan olumsuzlanmasıdır — boyutsuzluk. Nokta olumsuz Uzaydır. Nokta bir hiçlik olduğu düzeye dek Uzayın soyut sürekliliğini bozmaz. Uzay bu düzeye dek, hiçbir belirlenime izin vermediği düzeye dek sınırsız, sonsuzdur: "Evren çevresine tahtalar çivilenmiş bir yer değildir."
Uzayın reel olup olmadığı sorusu doğal bilincin realitenin kendisinin kavramı konusundaki bilgisizliği nedeniyle bu bilinç için yanıtsız kalmak zorundadır. Doğal bilinç realiteyi "duyusal" olan ile eşitlediği zaman Uzayın salt biçimsel, salt öznel olduğu vargısını çıkarır (Kant). Uzay salt kendi başına belirlenimsiz olarak alındığında duyumsanamaz. Ama belirli Uzay olarak duyusaldır ve Uzay duyusunu yitirmek bile yönsüzlük olarak duyumsanabilecek olan ansal durumdur.

Uzayın Zamana geçişi Kavamın kendi gizilliğini açındırma yollarından yalnızca biridir.

Uzay kendi için varlık olarak birbiri dışındalık, yanyanalık, bitişikliktir ve bu onun sürekliliğini anlatır. Zaman kendi için varlık olarak sürekli sürekli ortadan kalkış, sürekli yitiştir.

     

[Özdek: "Özdek biçimdir ki onda Doğanın kendi-dışında-varlığı ilk kendiiçinde- varlığına, soyut kendi-için-varlığa ulaşır; bu ise dışlayıcı ve dolayısıyla bir çoğulluktur ki, kendi-için-varolan çokluğu evrensel bir kendi-için-varlıkta biraraya toparlayan birliğini kendi içinde ve aynı zamanda kendi dışında taşır — Yerçekimi. ... ilk kez yerçekiminin kendi-için-varlığın
çoğulluk üzerindeki egemenliği olarak ortaya çıktığını görürüz ki, bundan böyle salt bir çabalama olmaya son verip dinginliğe ulaşmıştır ..."]


Uzay kendinde Kavram olarak
  • Kavramın evrensellik, tikellik ve tekillik kıpılarını kendi içinde taşır— Üç Boyut;
  • Boyutlar başka türlü de anlatılabilirler — Çizgi, Yüzey, Hacım.

Uzayın üç boyutlu olmasının zorunluğu nedir ya da üç boyutluluk nasıl çıkarsanır? Uzayın daha öte ayrımlaşmasının, üç boyutlu ya da üç belirlenimli olmasının olanağı ancak ve ancak kavramsal karakterine bağlı olabilir.
Uzayın üç boyutu onun çizgi, yüzey ve hacım olarak üç belirlenimi ile aynı şeydir. Ve Uzay kavram olarak evrensellik, tikellik ve tekillik belirlenimlerini taşır. Evrensellik Uzayın belirlenimsizliği olarak kendini Çizgi kavramında anlatır. (Nokta uzayın saltık olumsuzlanması olarak boyutsuzluktur.)

     

Nokta boyutsuzluk olarak olumsuzlama kapsar, kendisi ve kendi karşıtı, böylece çelişkidir. Noktadan Çizgiye mantıksal geçişin olanağı için yalnızca ve yalnızca noktanın bu olumsuz karakteri vardır. Nokta zorunlu olarak kendini olumsuzlar çünkü kendisi ve o denli de karşıtıdır. Noktanın kendisi kendi karşıtının karşıtı, kendisi de bir karşıttır. Noktanın karşıtı Uzayın kendisidir. Karşıtlar birbirlerini ve böylece birliklerini ortadan kaldırdıkları için karşıtlardırlar. Olumsuzun olumsuzlanması olumsuzun kendi karakterinde yatar. Noktayı ilk belirlenim olarak alırsak, ikinci belirlenim çizgidir. Ama gerçekte çizgi ilk uzay boyutu ve böylece ilk uzaysal belirlenimdir ("Ek. Uzaysallığın ilk belirlenimi yalnızca doğru çizgidir," § 256, Ek). Çizgi de Uzayın olumsuzlanması, ama boyutlu olumsuzlanması, böylece bir kez daha çelişki, ve yeni bir çelişkidir. Olumsuzun olumsuzlanması bu durumda Yüzeydir. Ve Yüzey için de aynı mantıksal açınım Hacım kategorisine götürür. Hacım Yüzey ve Çizginin birliği olarak ilk uzaysal Tekilliktir.

Hegel Noktayı ilk belirlenim olarak alır ve Hacmı yüzeyin bir işlevi olarak görür.


 

 

     
Uzay kendinde olumsuzluktur. Zaman belirli, kendi için olumsuzluk. Uzayın mantıksal olarak Zamana geçişi Uzayın kendinde Zaman olmasından gelir. Geçiş ancak ve ancak bir Kavramın kendinde olduğu şeyin ortaya koyulmasıdır, ya da mantıksal çıkarsama ancak ve ancak birşeyde kendinde olanın belirtik kılınmasıdır. Böylece Uzay ve Zamanın birliği sözde Görelilik Kuramında ileri sürüldüğü gibi sonradan tanıtlanacak birşey olarak değil, tam tersine gerçek ilk ve başlangıç olarak geçerlidir.      

Uzayın Zamana geçişi Uzayın başkalaşarak Zaman olması değildir. Uzay ve Zaman her ikisi de vardır, yaratılmazlar, ilksiz-sonsuzdurlar, ve geçiş mantıksal olarak bizim tarafımızdan ve nesnel olarak yapılır.


Zamanın fiziksel akış olarak düşünülmesi Zamanın Kavramına ulaşma yolu değildir çünkü akışın kendisi belirli Zaman kavramını kullanan bir fenomen ya da tasarımdır.

Zamanın kendi için olumsuzlama olması onun etkin olumsuzlama olması, sürekli ortadan kaldırma olmasıdır. Zaman ilk olarak olumludur — Şimdi. Ama Şimdinin belirlenimi kendini ortadan kaldırmaktır — Geçmiş ve Gelecek olarak. Şimdi bu iki belirlenimin birliğidir.

       
      Görelilik kuramının tüm uslamlamasının temelinde zamanın görgül olarak ölçülebilir olması, başka bir deyişle fiziksel nesnelerin devimine indirgenmesi sayıltısı yatar. Ölçü her durumda bir devim aracılığıyla yerine getirilir ve bu devimin dönemselliği 'zaman' birimi olarak ve eşit olarak kabul edilir.

(a) durumunda kutu dinginlikte, (b) durumunda kutu devinen bir gönderme çatısı içinde v hızı ile devinmektedir. Işık (b) durumunda 2L'den daha uzun bir yolu geçtiği için ışık hızının değişmezliğini sürdürmenin yolu geçen zamanın arttırılmasını gerektirir.
(b) durumunda dingin çatı C1 konumundan C2 konumuna geçerken ışığın bir cisimcik gibi davrandığı kabul edilir.

Benzer bir durum Galileo'nun daireler ile ilgili gözlemlerinde görülür. Aslında problemin ayrımsanması daha da eskiye, Aristoteles'e gider: http://mathworld.wolfram.com/AristotlesWheelParadox.php.

 

     

 

 

     
     

II. Absolute space, in its own nature, without relation to anything external, remains always similar and immovable. Relative space is some movable dimensions or measure of the absolute spaces; which our senses determine by its position to bodies; and which is commonly taken for immovable space; such is the dimension of a subterraneous, an aerial, or celestial space, determined by its position in respect of the earth. Absolute and relative space are the same in figure and magnitude; but they do not remain always numerically the same. For if the earth, for instance, moves, a space of our air, which relatively and in respect of the earth remains always the same, will at one time be one part of the absolute space into which the air passes; at another time it will be another part of the same, and so, absolutely understood, it will be continually changed.


II. Saltık uzay [spatium absolutum], kendi doğasında, dışsal herhangi birşey ile ilişki olmaksızın, her zaman benzer ve devimsiz kalır. Göreli uzay saltık uzayların devinebilir bir boyutu ya da ölçüsüdür ki, duyularımız onu cisimler açısından konumu yoluyla belirler, ve kabaca devimsiz uzay yerine alınır; örneğin yeryüzü açısından konumu yoluyla belirlenen bir yeraltı, atmosferik, ya da göksel uzayın boyutu böyledir. Saltık uzay ve göreli uzay böylece betide ve büyüklükte aynıdırlar; ama her zaman sayısal olarak aynı kalmazlar. Çünkü eğer örneğin yeryüzü devinirse, havamızın yeryüzü ile göreli olarak ve onun açısından her zaman aynı kalan bir uzayı bir kez saltık uzayın içine havanın geçtiği bir parçası olacaktır; bir başka kez onun bir başka parçası olacak, ve böylece, saltık olarak anlaşıldığında, sürekli olarak değişecektir.
     
       
     
       
     
       
     
Uzay ve Zaman        
     
         

www.ideayayinevi.com
25.01.2012