Doğa Felsefesi ve Bilim Felsefesi

Kavramsal Bağıntılar Özel Kavramlar

Doğanın kavramsal özü Doğa Felsefesinin konusudur. Doğanın bilgisi insan düşüncesinin kategorilerinin (uzay, zaman, özdek, kütle, vb.) yalnızca öznel değil ama nesnel de olmalarını, insan düşüncesinin tözünün Doğanın özsel-biçimsel belirlenimlerinin tözü ile birliğini gerektirir.

Öznel kategorinin (örneğin Uzay kategorimizin) nesnel kategori ile (örneğin reel Uzay kategorisi) ile birliğini yadsıyabiliriz ve söz gelimi Kant gibi düşünerek nesnel Uzayın bir kendinde-Şey olarak bizim uzay kategorimize saltık olarak kapalı olduğunu düşünebiliriz. Kavramlarımızın bilincimizin öznelliğinin ötesine geçemediklerini, salt bilinçte olan ile, fenomen ile ilgili olduklarını düşünebiliriz. Ya da görgücülük gibi öznel düşüncelerin nesne ile hiçbir bilişsel ilgi ve ilişkilerinin olmadığını düşünebiliriz.

Bu ikicilik durumunda bilimsel etkinlik ve bilim dediğimiz şeyin bilgi değil ama sanı, gerçeklik değil ama olasılık üretmek zorunda olduğunu kabul etmek zorunda kalırız. Bilim Felsefeciliği pozitivist karakteri gereği bilgiyi özneye sınırlar.

Bilim salt öznel değil, ama nesnel de olmalıdır. Bilgi kavramın kavram ile, insan düşüncesinin nesnel uzay, zaman vb. belirlenimleri ile birliğini (çakışma, karşılık düşme, örtüşme vb.) imler.

Görgücülük için öznel kavram salt kendisi ile, salt öznel kavram ile ilişkilidir. Bu Hegel'in öznel İdealizm dediği şeydir.

Bilim Felsefesinin Doğa ve Tin alanlarının bilimlerinin felsefesi olması gerekir.

Bilim felsefesi, görgül öncülleri gereği, bilimin bilgi değil ama açıklama üreteceği vargısını çıkarır. Aslında açıklamanın da bir 'metafizik' olmasından ötürü, yalnızca betimleme üretmesi gerektiği görüşünü doğrulamaya yönelir.

 
Doğa Felsefesi nesnelerini yalnızca verili olarak kabul edemez, çünkü bu varlık kipi görgüldür, deneyimseldir, ve varlık salt bir duyu-pekinliği sorunu değildir. Bilimin fenomenleri özlerine bağlaması, zorunluklarını göstermesi, onları varlıkları açısından tanıtlaması gerekir. Bir parçacığı salt dışsal gözlem aygıtları ile saptamak yeterli değildir. Bu pekala doğru olabilir; ama olumsallık Bilim için yeterli değildir; nesne gerçek olmalı, var olmalıdır. Matematiksel formalizmde salt nicel olandan daha çoğu ele alınır, ve denklemlerde yanlar nicel terimlerin altında nitelikleri kapsarlar. Niceliklerin bağlantılarının kendileri (eşitlik, oran, üs ilişkileri) nicel olmayan belirlenimlerdir
GELİŞTİRİLİYOR