| |
Anlak ve Çelişki
Anlama bir şeyin neden ya da etki, bir ya da çok, öz ya da biçim, nitelik ya da nicelik, bağıntı ya da yalınlık, olumlu ya da olumsuz vb. olarak evrenselin düzlemine alınmasıdır. Anlama karşıtlıktan nefret eder, çünkü anlama sonluluk kipindeki evrenselin, bir tekile indirgenmiş görülen evrenselin işlevidir. Birşeyin anlağı onun ya neden ya da etki, ya öz ya da biçim vb. olduğunu düşünür. Anlak bir nedenin neden olarak o denli de etki vb. olduğunu düşünmez.
Anlama yetisi Özdeşlik İlkesine göre etkindir, ya da anlak çelişkiyi yadsır. Gerçekten de sıradan, olağan, analitik düşünmede birşeyin kendisi olduğunu ve başkası olmadığını doğrularız.
Anlağın felsefe tarihinde en güçlü doğrulanışını Parmenides'te görürüz. Varlık vardır, ve Yokluk yoktur. İkisi birbirini saltık olarak dışlayan belirlenimlerdir. Eğer görüngü dünyası çelişkinin varlığını doğruluyorsa, eğer birşeyin iki karşıt yüklemi birden taşıdığı, eğer Görüngünün yalnızca var değil ama yok da olduğu, Varlığı olduğu gibi Yokluğu da kapsadığı gösteriliyorsa, o zaman Görüngü gerçek değildir, yalnızca bir sanı ya da görüştür, bir doksadır. Eleatikler analitik düşünceyi olduğu gibi diyalektiği de kavrayan derin düşünürlerdi. Görüngünün gerçek olmadığını ileri sürmede Herakleitos kadar haklıydılar. Yanıldıkları özsel nokta diyalektiği, karşıtların birliğini yalnızca görüngüye, gerçek olmayana, var olmayana, özneye sınırlı bir belirlenim olarak görmeleriydi.
Birşey salt kendisi ise, aynı zamanda başkası da değilse, tüm değişim yadsınır, çünkü değişim Birşeyden Başkasına bir geçiştir, ve bu Oluş süreci Birşeyin aynı zamanda Başkası da olması ile olanaklıdır. Birşey = Birşey, A = A denklemi, bu anlak özdeşliği Birşeyin sonsuza dek Birşey kalmasını gerektirir.
Parmenides tüm varlığın özdeşlik olduğunu, hiçbir ayrım, hiçbir çokluk, hiçbir boşluk, hiçbir yokluk, hiçbir olumsuzlama içermediğini düşünüyordü. Zenon çokluğun, ayrımın, çelişkinin yalnızca bir sanı olduğunu, hiçbir olgusallığının olmadığını tanıtlayan sayısız tanıtlama geliştirdi. Devimin karşıtı ile, Dinginlik ile birliği içerdiğini gösterdi ve buna göre devimin olmadığını çünkü çelişkinin olgusal olmadığını düşünüyordu. Herakleitos diyalektiğin yalnızca öznel dünyaya değil, nesnelliğe de ait olduğunu kavrayan ilk düşünür oldu.
|
|