|
Bu konuşmada/yazıda Adorno'nun Hegel'in 'diyalektik'i kavrayışı üzerine eleştirileri ele alınacaktır. Adorno, Hegel'in olumsuzlamayı olumsuzlama düşünesinin sonuçta bir olumlamaya dayandığını ve bunun da bir son (olumlama) noktasını hedeflediğini dile getirir. Bu ise diyalektiğin ucunu bağlamak anlamına gelir ve temelinde ilerleme düşüncesi yatmaktadır. Oysa tarihte gerek doğrusal gerekse sarmal — ki bu da sonuçta doğrusal bir zeminde gelişir — bir ilerlemeden söz edilemez. Bu noktada, insanlık tarihi ilerlemeler kadar gerilemelere de tanıklık eder; 20. yüzyıl bu konuda bize yeterince veri sağlar.
Öte yandan, diyalektiği bir üst olgunluk aşamasında ya da sentez aşamasında durdurma/sonlandırma düşüncesi (diyalektiği varolan bir hedefin gerçekleştirildiği noktada kesme/bitirme çabası) diyalektiğin kendisine ihanet etmektir. Bu nedenle, Adorno, negatif diyalektik görüşünü geliştirir. Negatif diyalektik'in hem başı ve sonu bağlı değildir hem de özdeşlik düşüncesini kabul etmez. Negatif diyalektik sürekli bir olumsuzlamaya dayanır; böylece tümel olanın, evrenselin tikel üzerindeki baskısı da kırılmış olur. |