İdea Yayınevi / Temalar
site haritası

Düşlemler Ülkesi:
Hindistan


Nazizmden ayrı olarak Hinduizmde Hayvanlar en üsttedir. Hayvanların altında “Bhagavad-Gita”nın yönergeleri gereği bir Kast dizgesine sınıflandırılmış İnsanlar (Aryanlar) gelir. İnsanların altında kast-dışı Dokunulmazlar (Dalitler) durur.

 
Hinduizm İle Post-Modernleşme. Hindistan Çin'den daha çok milyarderi olmakla övünürken, nüfusunun %81'i günde 2 dolar ya da daha azı ile yaşamaktadır (bu oran Çin için %47'dir). Tüm pırıltısına karşın, Bombay Kast kültürüne modern terimlerde tanıklık eder. 2003'te kentin her 1.300 insan başına bir otobüsü, her 1.000 otomobil için iki park yeri, her bir milyon insan için 17 kamu tuvaleti vardı ve 13 milyon nüfuslu kentin kuzey kenar mahallelerindeki 7,2 milyon insan için tek bir kamu hastanesi çalışıyordu. Nüfusun en az üçte biri temiz içme suyundan ve 2 milyon insan tuvalet kullanma olanağından yoksundur. Öte yandan Hindistan'da maymunlar ve inekler için bakım ve sığınma evleri, Anayasa Madde 51-A(g) gereği Hükümet tarafından yürütülen bir “total BAN on the SLAUGHTER OF COWS” programı, aslında bir “Animal Welfare Board of India” vardır. Bir “Human Welfare Board of India” yoktur. Ama Hayvanların altında olan insanlardan başka bir de insanların altında olan , DALITler (“Untouchables”) vardır.
 
Bugün bu kast-dışı “Dokunulmazların” (çünkü kirlettikleri düşünülür ve dokunmaları, gölgeleri bile ciddi bir arınma işlemini gerektirir) sayıları 250.000.000 kadardır. Yine, sayılarının 60-115.000.000 arasında olduğu tahmin edilen çocuk-köleler ineklerin, maymunların ve insanların altında duran bu kümeye aittir. Vaişya (tecimciler) Kastına doğan ve Hindu inancını hiçbir zaman terketmemiş olan Gandhi “I worship it (cow) and I shall defend its worship against the whole world,” ve “The central fact of Hinduism is cow protection,” diyordu. Hinduizm insanı korumak bir yana, onu yakmayı sürdürmektedir — doğrudan doğruya ateşe atarak ya da Sati geleneği yoluyla. Öte yandan, Hindistan'daki yabancı yatırım 8,4 milyar dolar olarak hesaplanırken, Çin için bu rakam 72,4 milyar dolardır. Ve Hollywood 2001'de 739 film üretmişken rakam Bollywood için 1.013'tür.
  Gandhi kutsal inekleri tüm dünyaya karşı koruma etkinliği içinde iken, ondan yüzyıllar önce ilkin Babür İmparatorluğu (Humayun), daha sonra Avrupalılar "SATİ" (dul kadının kendini kocası ile birlikte yakması) geleneğini yasaklayarak insanın korunmasının önce geldiğini göstermeye çalıştılar. Hindu kültüründe insan sözcüğü olsa da insan Kavramı eksikti. Bu Kavramın bu kültürün bilincine girmesi — bir bölümünde, Pakistan ve Bengladeş durumunda daha şimdiden olduğu gibi — bu kültürün yalnızca tekil bir yanında değil ama bütününde başkalaşması, yani ortadan kalkması, postmodern çok-kültürlülüğün biraz daha küçülmesi, evrensel insan haklarının biraz daha büyümesi olacaktır.
SCHILLER

BEETHOVEN
Avrupa Birliği özgürleşmenin kazanılan ereğidir, çünkü özgürlük insanlığı kültürel ayrımların ötesine ve üzerine, tek bir Yasaya, tek bir Anayasaya, tek bir Türeye, evrensel Türeye ve evrensel Hakka yükselten değişimin biricik olanağıdır. Onda çok-kültürlülük değişmeyen geleneğin, karakteri tutuculuk olan despotizmin, karakteri şiddet olan ideolojinin artıkları olarak postmodern komedyenlerin umutsuz savunusuna terkedilmiştir. Avrupa Birliği modern insanlığın gerçek egemenliğine, özgür İstencinin egemenliğine yürüyüşünde Dünya-Tininin ilk adımıdır.

Cows in India — It's good to be sacred

Mohandas Karamchand Gandhi
GANDHI
“I worship the cow and I shall defend its worship against the whole world. ... The central fact of Hinduism is cow protection.”

 

Hindistan'da Kast dizgesi henüz ortadan kalkmış değildir. Kast dizgesi insanları doğumlarına göre sınıflandırır. Hayvanları insanların üzerinde göre ve insanı hayvandan aşağı gören bu kültürde Hak eşitliği tanınmaz. Özgür İstenç tanınmaz. İnsan kavramı ve realitesi tanınmaz. Bir Kasttan kurtulmanın yolu delice geleneklerin uygulanması sonucunda ancak bir dahaki doğumda olanaklı olabilir. Postmodernizm bu kültürü başka herhangi bir kültür ile eşdeğerde görür çünkü bir değer kavramını yadsır. Postmodernizm bu kültürün de saklanması gerektiğini ileri sürer, çünkü kültürel çoğulculuk insanlığın kültürel birikiminin saklanması olarak anlaşılır.
 
İdea Yayınevi / 2014