![]() |
|||||||
|
|
|
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
||
![]() |
Modern Tin |
![]() |
|
|
|
![]()
![]()
|
|
![]() www.hegel.net ![]() |
||||||
![]() |
|
|
Tarih Felsefesi
|
FelsefeYazın Dergisi ![]() KOOP ISLAND BLUES ![]() MODERNİZM ![]() MODERNLİK |
|
Modern Tin: Aile
|
| Mantık Bilimi (B) Hegel
I. Varlık Öğretisi Not 2. İdealizm Sonlu idealdir önermesi İdealizmi oluşturur. Felsefenin İdealizmi yalnızca Sonluyu gerçekten var olan birşey olarak tanımamaktan oluşur. Her felsefe özsel olarak İdealizmdir ya da en azından onu ilkesi olarak alır, ve o zaman soru yalnızca bu ilkenin edimsel olarak ne ölçüde yerine getirilmiş olduğudur. Felsefe bu düzeye dek din gibidir; çünkü din de benzer olarak Sonluluğu gerçek bir Varlık olarak, bir enson ya da Saltık olarak, ya da koyulmamış, yaratılmamış, bengi birşey olarak tanımaz. İdealist ve realist felsefelerin karşıtlığı buna göre anlamsızdır. Genel olarak sonlu belirli-Varlığa gerçek, enson, saltık Varlık yükleyen bir felsefe felsefe adına yaraşmaz; eski ya da yeni felsefelerin ilkeleri, Su ya da Özdek ya da Atomlar düşünceler, evrenseller, ideal kıpılardırlar, dolaysızca bulundukları gibi, e.d. duyusal tekillikleri içindeki şeyler değildirler; giderek Thales’in Suyu bile böyle değildir, çünkü görgül su olmasına karşın, bunun dışında aynı zamanda tüm başka şeylerin Kendindeleri ya da Özleridir, ve bu şeyler kendilerine-bağımlı, kendi içlerinde temellenmiş değil, tersine bir başkasından, Sudan koyulmuşlardır, eş deyişle idealdirler. ... |
Dizge |
| Aydınlanma ve Romantizm Aziz Yardımlı
|
|
|
Galeri 1 (Lost in plain sight) Lucian Perkins Galeri 2 (Şiirler) Galeri 3 (Foto) |
|
||||||||||||
|
|
|
|
Despotizm bir Kültürdür, Uygarlık değil. Doğulu bilinç Batının Kötü ile bir olduğunu düşünür. Sorunun daha karışık olabileceğini düşünmez. Batı kötü, suçlu, duyunçsuzdur. Doğu ise suçsuz kurban. Doğuya duyulan böyle sevecenlik, giderek şefkat Doğuyu bilmekten değil, ama gerçekte Batıya duyulan Nefretten kaynaklanıyor görünür. Ama eğer Özgürlük Ahlak için, Erdem için saltık koşul ise, Duyunç ile bir ise, eğer ancak özgür bir insanın Ahlakı ve Erdemi onun kendisinin olabilir ve ancak bu özgürlük içinde büyüyebilirse, eğer kölelerin salt köle oldukları, istençsiz oldukları için Ahlak ve Erdemleri olamazsa, o zaman Özgürlük Kavramının insan bilincine ve varoluşuna nerede ulaştığı sorulmalıdır. Çin'de mi? Hindistan'da mı? Eğer Batı tüm Özgürlüğüne karşın, Yasanın ve İnsan Haklarının bilincine karşın henüz moral ve törel gerilik içindeyse, ahlakın ve törelliğin koşulu olan Özgürlüğe henüz bütünüyle yabancı olan Doğunun durumunun ne olabileceğini yalın bir karşılaştırma ile çıkarabiliriz. Görüngü kendini gizleyen değil, ama kendini sergileyen Özdür. Doğu Özgürlüğü hiçbir zaman tanımamıştır. Doğunun bildiği biricik özgürlük Despotun özgürlüğüdür. Batı evrensel Özgürlüğün bilincinin doğduğu yerdir. Bu demek değildir ki Özgürlük bilinci doğar doğmaz Avrupa Özgürlüğü tam içeriği ile yaşama geçirmiş, Ahlak ve Erdem birden bire tüm bireyler için bütün bir varoluşun koşulu olmuştur. Bu demektir ki, Özgürlük yoksunluğu içinde Ahlakı ve Erdemi de hiçbir zaman tanımamış olan Asya ile karşıtlık içinde, Avrupa Ahlakı, Erdemi ve Mutluluğu bu yaşamda gerçekleştirmenin yoluna girmiştir. Bu Zamanın, daha tam olarak Tarihin işidir ve yüzyılları gerektirir. Batı bu süreçte kendi içindeki despotla, kendi moral ve törel geriliği ile savaşım içindedir. Doğu ise Özgürlüğü bugün bile öğrenebilmiş değildir, ondaki kavga her durumda bir Despotun bir başka Despotla dürtüsel kavgasından ötesi değildir. Erdemsizlerin yaptıkları Devrimlerin kendilerinin ahlaklı olamayacaklarını, yalnızca despotizmin el değiştirmesi olduklarını Dünya-Tini her zaman olduğu gibi ancak onları yaparak ve yaşayarak öğrenmektedir. Doğunun milyarları Özgürlüğü öğrenmek zorundadırlar çünkü buna yeteneklidirler. Doğulu Batılıdan ayrı bir tür değildir. O da homo sapienstir, aynı insan doğasını taşır, ve insan olmanın değerini, anlamını, güzelliğini, mutluluğunu yaşayabilir ve yaşamalıdır. Doğu salt Avrupa tarafından küçümsendiği için küçümsenmeyi hak etmiyor değildir. İkisini de küçümseyen bir saltık küçümseme noktası vardır. |
|
Modern Tin: Yurttaş Toplumu
|
Giriş Bölümü (§§ 1-18) ![]() |
|
|||||||||
|
|||||||||
| Eros, Modernlik ve Ruhçözümleme Aziz Yardımlı
|
|
|
||||||||||||||||||
|
|
| Alma Tadema: İnsanın Görkemi Yapım: Diren Yardımlı
|
|
Adolphe-William Bouguereau: İnsanı Tanrının gözleriyle görmek |
|||||
|
![]() |
| İsmail Dede Efendi Melis Alkan
|
| Toplumsal Sözleşme Du contrat social Jean-Jacques Rousseau
|
![]() Devlet ussal yasa İstencidir. |
| Nietzsche Frank Thilly Felsefe Tarihi’nden Çeviri: Nur Küçük • Yasemin Çevik
Nietzsche
Schopenhauer’ın istencin varoluş ilkesi olduğu yolundaki temel anlayışını
kabul eder, ancak bu istenci yalnızca yaşama istenci olarak değil
ama Güç İstenci olarak tasarlar: Yaşam özsel olarak Gücün arttırılmasına
yönelik bir çabadır, ve bu taşkın İçgüdü iyidir: Alles Gute
ist Instinkt.
|
| Görelilik Kuramı: Felsefesiz Bilim Aziz Yardımlı
|
|
||||
|
||||
|
||||
|
‘‘Ahlakın yasaları sanatın da yasalarıdır.’’ — Robert Schumann |
||||
| The Academic Tradition |
| Çirkinin Sanatı: Pablo Picasso Kübizm yalnızca estetik olarak değil, moral olarak da bozar, çünkü yalanı normalleştirir. Anlamsızın anlamlı, çirkinin güzel olduğunu doğrulayan insanlığın dışsal bir totalitarizme gereksininimi kalmaz. Aziz Yardımlı
|
|
|||||
|
|
||||
|
||||
|
||||
|
||||
|
||||
|
||||
|
|
||||
|
||||
|
||||
|
||||
|
||||
| Postmodern Sorunlar: Büyük Anlatı Anlatısı |